"İkinci adam ise, yüzde doksan dokuz dostları buradan gitmişler. Bir kısmı mahvolmuşlar..." İkinci adamın bakış açısını biraz açabilir misiniz? Ayrıca o biçare adamın, "bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak istemesi" ne manaya geliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meselâ; şu karyede (yani Barla'da) iki adam bulunur. Birisinin yüzde doksan dokuz ahbabı İstanbul'a gitmişler. Güzelce yaşıyorlar. Yalnız bir tek burada kalmış. O dahi oraya gidecek. Bunun için şu adam İstanbul'a müştaktır, orayı düşünür. Ahbaba kavuşmak ister. Ne vakit ona denilse 'Oraya git', sevinip gülerek gider. İkinci adam ise, yüzde doksan dokuz dostları buradan gitmişler. Bir kısmı mahvolmuşlar. Bir kısmı, ne görür, ne de görünür yerlere sokulmuşlar. Perişan olup gitmişler, zanneder. Şu bîçare adam ise, bütün onlara bedel yalnız bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak ister. Onunla o elîm âlâm-ı firakı kapamak ister."(1)

Temsilde "İstanbul’a gitmek"ten maksat cennete gitmektir. Nitekim Üstad Hazretleri bir risalesinde İstanbul için; “dünya cenneti” ifadesini kullanır.

İkinci adam, âhirete inanmayan, “kabri zulümatlı bir kuyu ağzı” olarak gören, “eceli, hakikî ahbablara visal daveti olduğu halde, bütün ahbablardan firak nöbeti tasavvur” (Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf) eden ve bu yanlış düşüncenin bir neticesi olarak ölmüş dostlarının mahvolduklarını, onları artık hiç göremeyeceğini zanneden kişidir.

“Yalnız bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak ister.” denilmesi şundan dolayıdır:

Bu adamın yüzde doksan dokuz ahbabı kabre göçtüğünden dolayı, geriye yüzde bir kalmaktadır. Onlar da bu dünyada kalıcı değildirler âdeta misafirdirler. Bir süre sonra o yüzde birlik bölüm de onunla birlikte kabre göçeceklerdir.

1) bk. Sözler, On Dördüncü Söz, Hatime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...