Otuzuncu Pencere
İçerikler
-
Otuzuncu Pencere'deki ayet-i kerimenin yeri ve meali ile birlikte muhakkikler olarak ifade edilen ehl-i kelamın caddeleriyle münasebetini izah eder misiniz?
-
"Amiriyet ve hâkimiyetin muktezası, rakip kabul etmemektir." Üstad neden Mütekellimin penceresinden değil de; âlemin nizamından tevhidi ispat edip, imkân ve hudus bahsine geçmiş?
-
"Amiriyet, bir Kadîr-i Mutlakta ne derece o redd-i müdahale kanunu ne kadar esaslı bir surette hükmünü icra ettiğini kıyas et." İzah eder misiniz?
-
Hudus ne demektir, kısaca açıklar mısınız?
-
"Şu âlemi ve rû-yi zemini o büyük misafirlere misafirhane yapmıştır." Buradaki "büyük misafirleri" nasıl anlayabiliriz?
-
Devir ve teselsülden maksat nedir? Kelam âlimleri on iki burhanla bu davayı nasıl halletmişler? Bu burhanlar Arşî ve Süllemî namlarıyla zikredilmiş. Bu tabirler ne demektir?
-
"Esbab, teselsülün berâhiniyle âlemin nihayetinde kesilmesinden ise, her şeyde Hâlık-ı Külli Şey’e has sikkeyi göstermek daha kati, daha kolaydır." İzah eder misiniz?
-
"Yalnız mütekelliminin teselsülün kesilmesi yoluna -elhak geniş ve büyük olan o caddeye- münhasır değildir." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Her bir şey, vücudunda, sıfatında, müddet-i bekasında hadsiz imkânat yani gayet çok yollar ve cihetler içinde mütereddit iken,.." Buradaki "çok yollar" nelerdir?
-
"Sonra, o cisim dahi diğer bir cisme cüz yaptırılıyor; imkânat daha ziyadeleşir. Çünkü binlerle tarzda bulunabilir." ifadesini açıklar mısınız?
-
"Mevcudat, her biri kendi zatıyla, sıfatıyla, çok imkânat yolları içinde has bir vücudu ve hikmetli bir sureti ve faideli sıfatları, nasıl bir Vâcibü’l-Vücuda şehadet ederler." İzah eder misiniz?
-
"Bir tek şey binler lisanlarla ona şehadet eder hükmündedir." ne demektir?