Block title
Block content

İkinci Sual

İçerikler

  1. "Ekl ve şürb ve muâmele-i zevciye, gerçi bu dünyada bir ihtiyaçtan gelir, bir vazifeye gider; fakat, o vazifeye bir ücret-i muâccele olarak öyle mütenevvi' leziz lezzet içlerine bırakılmıştır ki, sâir lezâize tereccüh ediyor..." İzah eder misiniz?

  2. "Ahirette ise اِنَّ الدَّارَ اْلاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ 'Asıl hayata mazhar olan âhiret yurdudur.' (Ankebut, 29/64) sırrınca, nur-u hayat orada âmmdır. Nurlanmak için o seyrüsefere ve o talimat ve talime lüzum yoktur; zerreler demirbaş olarak sabit kalabilirler." cümlesini izah eder misiniz?

  3. "Âlem-i ebediyette ise, zerrât-ı cisim sabit kalıp, terkip ve tahlile maruz değil veyahut muvazene sabit kalır, varidatla masarif muvazenettedir." Bunun izah ve ispatını, var ise dünyadaki bir-iki örnekle anlatabilir misiniz?

  4. "Buradaki insanlar gibi orada da ağaçlar, buradaki hayvanlar gibi oradaki taşlar, emri anlar ve yapar." Dünyadaki varlıklarla cennettekiler arasındaki bu mukayesenin yapılmasının hikmeti nedir?

  5. "Cisim, eğer hayatî olsa, eczâ-i bedenî dâim terkib ve tahlildedir, inkırâza mahkûmdur, ebediyete mazhar olamaz. Ekl ve şürb, bekà-i şahsî ve muâmele-i zevciye ise, bekà-i nevî içindir ki, şu âlemde birer esas olmuşlar." İzah eder misiniz?

  6. "Cisim, eğer hayatî olsa, ecza-yı bedenî, daim terkip ve tahlildedir, inkıraza mahkûmdur, ebediyete mazhar olamaz." Ahirette cismaniyet hayattar olduğuna göre orada da bedenin hücreleri değişecektir. Halden hale geçecektir. Dolayısıyla inkıraza maruz kalacaktır. Bu halde ebediyet nasıl temin edilebilir?

  7. "Devr-i daimî gibi, cism-i zîhayat, telezzüzat için hayat-ı cismaniye destgâhının işlettirilmesiyle beraber ebedîleşir. Ekl ve şürb ve muamele-i zevciye, gerçi bu dünyada bir ihtiyaçtan gelir, bir vazifeye gider. Fakat o vazifeye bir ücret-i muaccele olarak, öyle mütenevvi leziz lezzet içlerine bırakılmıştır ki, sair lezâize tereccuh ediyor." İzah eder misiniz?

  8. "Devr-i daimî gibi, cism-i zîhayat, telezzüzat için hayat-ı cismaniye destgâhının işlettirilmesiyle beraber ebedîleşir." cümlesini izah eder misiniz?

  9. "Ekl ve şürb ve nikâh dahi, hakikat-i cismaniyelerini muhafaza etmekle beraber, Cennetin dünya fevkindeki derecesi nisbetinde, dünyevî derecelerinden o derece yüksek bir suret almaları iktiza eder." İzah eder misiniz?

  10. "Ekl ve şürb, bekà-yı şahsî ve muamele-i zevciye ise, bekà-yı nev'î içindir ki, şu âlemde birer esas olmuşlar. Âlem-i ebediyette ve âlem-i uhrevîde şunlara ihtiyaç yoktur. Neden Cennetin en büyük lezâizi sırasına geçmişler?" Soruyu açar mısınız?

  11. "Evet, وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَۤا اِلاَّ لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَاِنَّ الدَّارَ اْلاٰخِرَةَ لَهىَ الْحَيَوَانُ sırrınca, şu dâr-ı dünyada câmid ve şuursuz ve hayatsız maddeler, orada şuurlu, hayattardırlar." burayı ayet ve ilgisi ile birlikte izah eder misiniz?

  12. "Madem bu dâr-ı elemde bu kadar acib ve ayrı ayrı lezzetlere medar, ekl ve nikâhtır. Elbette, dâr-ı lezzet ve saadet olan Cennette o lezzetler o kadar ulvî bir suret alıp ve vazife-i dünyeviyenin uhrevî ücretini de lezzet olarak ona katarak ve dünyevî ihtiyacı dahi uhrevî bir hoş iştiha suretinde ilâve ederek, Cennete lâyık ve ebediyete münasip, en câmi', hayattar bir maden-i lezzet olur." İzah eder misiniz?

  13. "Nurlanmak için o seyrüsefere ve o talimat ve talime lüzum yoktur; zerreler demirbaş olarak sabit kalabilir.'' Burada ifade edilen zerre, başka bir bedene girdiği vakit hüküm nedir?

  14. "Sen bir ağaca desen, 'Filân meyveyi bana getir.' getirir." İzah eder misiniz, yani bir tek ağaç her meyveyi mi verecek? Dünyada böyle bir şey görünmüyor!

  15. "Şu âlemde cism-i zîhayatın inkıraza ve mevte mahkûmiyeti ise, varidat ve masarifin muvazenesizliğindendir. Çocukluktan sinn-i kemâle kadar varidat çoktur. Ondan sonra masarif ziyadeleşir, muvazene kaybolur, o da ölür." Buradaki bilimsel hakikati meslek ve ilmi açıdan nasıl anlamalıyız?

  16. "Şu âlemde cism-i zîhayatın inkıraza ve mevte mahkûmiyeti ise, varidat ve masarifin muvazenesizliğindendir. Çocukluktan sinn-i kemâle kadar varidat çoktur..." Varidat, masarif, sinn-i kemal?..

  17. "Şu dâr-ı dünyada, camid ve şuursuz ve hayatsız maddeler, orada şuurlu hayatdardırlar..." Üstad Hazretleri böyle olacağını neye dayanarak söylüyor olabilir? Başka yerde de bitkilerin toprak olup gideceği yazıyordu...

  18. "Şu dünyada cism-i insanî ve hayvanî, zerrat için güya bir misafirhane, bir kışla, bir mektep hükmündedir ki, câmid zerreler ona girerler, hayattar olan âlem-i bekàya zerrat olmak için liyakat kesb ederler, çıkarlar." Bu mukayese ve muvazene neye göre yapılmaktadır, ayet-hadis var mı bu konuda?

  19. Cennette zaman var mıdır? Varsa zannımca bir yaşlanma da olur; halbuki ebedi bir gençlik var? Bilgi verir misiniz?

  20. Haşiyede geçen; "Âhirette ise اِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ sırrınca, nur-u hayat orada âmmdır." Bu ayetin yeri, tefsiri ve konu ile ilgisini açabilir misiniz?

  21. Nur Penceresi'nde deniyor ki; "Zerreler bu dünyada insanın içinde talim görüyorlar ve nurlanıyorlar." Bu durumu açıklar mısınız? Eğer böyle ise, kafirlerin durumu nasıl olacak; onlar zerreleri öldürüyorlar mı?

Yükleniyor...