"Sosyalistlik dinimize ilişemez ve dinimize zarar veremez. Hem bizi sosyalistliğe sokamaz." ile "Komünist, dinsizlik cereyanı, yüzde otuz, kırk adama zarar verebilir." ifadelerini nasıl anlamalı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sosyalistlik desatiri, İslamiyetin esasatını bozamaz. Şu medeniyet-i sefihe bozuyor. Hem çok pahalı düşüyor. Zira maddiyunluk ve engizisyonluk mayesiyle neşvu nema bulan medeniyet-i hazıra, pek çok aldatıcı ve müşevvik vesait ile mücehhez ve cazibedardır O sehhara din, namus ve fazilet mukabilinde kendini satıyor. Şaşaalı, bir hayatı gösterip takdim ettiğinden dinden, namustan fazla rüşvet alıyor Sosyalistlik ise, basit, sade bir hayatı takdim ediyor. ona mukabil kimseyi dininden, imanından, namusundan büyük bir hisseyi feda etmek icbar etmediği gibi kimsede kendinden mecburiyet hissetmez."

"İnsan, gıdaya ihtiyacı gibi zevke de bir ihtiyacı var. Nefis ve heva cihetinde tatmin edilmezse, ruh ve huda canibinde zevkini arayacaktır İki adam, birisi seni muşa’şa, cazibedar, eğlenceli bir ziyafete teşrifleriyle davet eder Diğeri sade bir yer de, basit bir çorbaya seni çağırıyor Birincisine değil cemaat, sünnet belki namazı da terkedersin, gidersin İkincisine sünneti de terketmezsin Birincisi medeniyet, ikincisi sosyalistliktir."(1)

Üstad Hazretleri burada fikir noktasından değil ahlak ve sefahat noktasından meseleyi değerlendiriyor. Batı medeniyetinin uyutucu fantaziyeleri ahlakı daha fazla tahrip ediyor. Halbuki sosyalizm, işin siyasi ve iktisadi boyutuna vurgu yapıyor, toplumculuğa geçiş sürecinde herkesin basit ve eşit yaşamasını tavsiye ediyor. Bu da ahlak ve sefahat noktasından sosyalizmin batı medeniyetinden daha az şerli olduğunu gösteriyor. Yani sosyalizm batının ahlak bozucu özelliğine nispet edilirse, ehvenişer kabilinden daha az zararlıdır, demektir.

Bir de bu eserlerin telif tarihinde sosyalizmin dehşetli ve dinsizliğe zemin yapılacak yüzü tam tezahür etmediği için o süreç içinde böyle bir tespit manidardır. İslam ile sosyalizmi sentez etmeye çalışanları duyduk, ama ahlaksızlık ile İslam asla yan yana gelmez.

Diğer bir öngörü ise sosyalizm gelip geçici bir fikri akımdı, tahribatı belli dönem ve mekanlar için oldu, ama batı medeniyetinin günahlara davetkar hayat felsefesi halen devam etmekte ve insanlığın ahlakını ciddi tehdit etmektedir. Bugün gençleri yutan sosyalizm değil eğlence ve haramlardır. Bu noktadan bakılacak olursa, vade noktasından batının bu ahlaksız yüzü daha riskli ve tehlikeli bir şekilde tahribata devam ediyor.

"Şimdi Kur’ân, İslâmiyet ve bu vatan zararına üç cereyan var:"

"Birincisi: Komünist, dinsizlik cereyanı. Bu cereyan, yüzde otuz, kırk adama zarar verebilir."

"İkincisi: Eskiden beri müstemlekâtların Türklerle alâkalarını kesmek için, Türkiye dâiresinde dinsizliği neşretmek için, ifsad komitesi namında bir komite. Bu da yüzde on, yirmi adamı bozabilir."

"Üçüncüsü: Garplılaşmak ve Hristiyanlara benzemek ve bir nevi Purutluk mezhebini İslâmlar içinde yerleştirmeye çalışan ve dinde hissesi olmayan bir kısım siyasîler heyetidir. Bu cereyan yüzde, belki binde birisini Kur’ân ve İslâmiyet aleyhine çevirebilir."(2)

Burada ismi geçen komünistlik, sosyalistlikten farklı bir mana taşır. Koministlik işçi ve ezilmiş kitlenin zayıf durumundan istifade ederek ve fakirliklerini kullanarak toplumların dinsizleşmesinde alet edilmesidir. Sosyalistlik ise, toplumda herkesin çalışmasının hakkını ve karşılığını tam ve adil bir şekilde almasını savunan, böylece kapitalist zalimlerin önünde set olup, mazlumları ve zayıfları ezilmekten kurtarmayı hedeflemektedir.

Üstadımız, insanların zayıflığından istifade ederek dinsizlik fikrini sinsice yaymaya çalışan komünizm için tehlikeli diyor. Kapitalistlerin insanları her türlü şehvet ve rezalete sevk eden ve Müslümanları ciddi manada islamdan uzaklaştırma potansiyeline karşı, kendi hakkını adil bir şekilde almak isteyen ve kapitalistler tarafından hakları gasp edilen zayıf insanların haklarını savunan sosyalistliği daha az zararlı görüyor ve İslam'ın prensiplerine daha yakın görüyor. Tabi bu dediğimiz kapitalizm ve kömünizme göre daha az zarrarlı olmasıdır, yoksa sistem olarak elbette çok yanlış ve hataları vardır.

Dipnotlar:

(1) bk. Asar-ı Bediyye, Hakikat Çekirdekleri, İttihad Yay., İstanbul 2002, s.766.
(2) bk. Emirdağ Lahikası-II, 129. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

hüdabin

Ben de acizane anladığımı anlatmak istiyorum;müslümanlar fikir bazında en çok maddiyunluk felsefesinden tevellüd eden sosyalizmden etkileniyorlar.bu materyaliz fikir fen ve felsefeyi esas yaptığı için taklidi iman sahibi müslümanları ifsad ediyor,bozuyor ve imansız ediyor. bu bakımdan emirdağındaki mesele buna bakıyor.o bağlamda en tehlikelidir....Fakat Asarı bediyede.müslümanların yaşayışlarını örf ve ananelerini ve şeairi islamiyeyi en çok bozan körü körüne batı medeniyetini taklit etmek sefahat ve lehviyatlarını içimize sokmak.hatta imanlı ve müslüman insanlar dahi garplilar gibi yaşamaya başlamışlardırki.bu fikir bazında deyil hayat-ı içtimaiyeyi beşeriye noktasında çok tehlikelidir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Medar-ı hayret bir taarruzdur ki; kırk küsûr sene evvel yazılmış ve mükerreren tab’ edilmiş bir meseleyi, Urfa Ehl-i Vukufu bütün bütün yanlış mânâ vererek; hem güya bu sene yazılmış diye bir propağanda namı vermişler. O mesele de budur: Eski Harb-i Umumi’nin bidayetinde ve içinde, o harpte müttefikimiz olan Alman’la alâkamızı kırmak ve Garplılaşmak perdesi altında bir purutluğa, yani siyaseti dinsizliğe alet yapmaya çalışan bazı münafıklar diyordular ki: “Alman sosyalistlikle gidiyor, bizim dinimize zarar verecek...” Ben de o zaman demiştim: “Sosyalistlik İslâmiyete ilişemez ve dinimize zarar veremez. Hem bizi sosyalistliğe sokamaz. Fakat Garblılaşmak, İngiliz ve Fransızın medeniyetinin fena kısmı, bizim dinimizi kısmen terk etmeye mukabil, zararlı bir medeniyete bizi mecbur edecekler. Onun fenalıkları iyiliklerine galebe eden böyle medeniyet; bizim müttefikimiz olan Almanın sosyalistliği dinimize ilişmediği ve bizi sosyalistliğe sevk etmediği için tercih ediyorum” diye o zaman demiştim. İşte mes’elenin hakikati bu iken, kırk sene evvel bu mes’ele yazılmış ve neşredilmiş, kimse ilişmemiş ve mahkemelerde beraat görmüşlerdir. Şimdi hasta olduğum için, müdde i umumî ifademi almaya yanıma geldi ve dedi ki: “Urfa’daki ehl i vukuf Hutbe i Şamiye’nin zeylindeki vecizelerden, “sosyalistlik Garbî medeniyetlere müreccahtır” diye olan kelimesine bolşevikliğin lehinde bir propaganda yapılıyor” demişler. Ben de dedim. Bolşeviklik ayrı, sosyalistlik ayrıdır. Sosyalist Alman nerede? Komünist Rus nerede? Hem bu kadar mânâsız, kırk küsür sene evvel yazılan bir meseleden dolayı Nur’un Urfa’daki üç kahraman talebelerini hapsettiler. Asar-ı Bediyye
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...