"Sünnet-i Seniyye, saadet-i dâreynin temel taşıdır ve kemâlâtın madeni ve menbaıdır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamber Efendimiz (asm)'in sünneti, yani gittiği yol, dünyevî ve uhrevî saadetin vesilesi ve kaynağıdır. Her iki cihanda da mesut olmanın yolu ve formülü sünnet-i seniyeye uymaktır.

Ayrıca sünnet-i seniye, bütün kemalatın temeli, esası ve menbaıdır. Kemalât denildiğinde her türlü fazilet, iyilik, güzellik, feyiz, ahlâk ve mükemmellik akla gelir. Çünkü Peygamber Efendimiz (asm) güzel ahlâkın ete kemiğe bürünmüş mücessem bir halidir ve Onun sünnetleri Kur’ân ahlâkının kalıplara dökülmüş şeklidir.

“O hutbe-i ezelîyeyi okuyan zat, kâinatın kemalatını keşfeden canlı bir güneştir.” (Mesnevi-i Nuriye)

Kur’ân-ı Kerîm, insanların maddî ve manevî bütün istidatlarını inkişaf ettiren ulvî bir ahlâkın menbaı olduğu gibi, Hz. Peygamber (asm.) de bütün ahlâk-ı hesenenin timsalidir. Çünkü:

"Kur’ânın beyan ettiği mehasin-i ahlâkın misali, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır. Ve o mehasini en ziyade imtisal eden ve fıtraten o mehasin üstünde yaratılan odur." (Lem’alar)

Peygamber Efendimiz (asm)'in bütün sünnetlerinde hakkaniyet, itidal, ölçü, güzellik ve hikmet vardır. Hiçbir sünneti kemalden ve dengeden azade değildir. Onun sünnetinde aşırılık ve gayr-ı fıtrilik olmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...