Tabiat Risalesinde, niçin doğrudan bir yaratıcının ispatı yoluna gidilmeyip, diğer yolların muhal olduğunun ispatlanması yolu tercih edilmiştir?
Değerli Kardeşimiz;
Bu Risale Üstad Bediüzzaman Hazretleri tarafından Ankara’da Arapça olarak kaleme alınmış, daha sonra da Türkçe’ye çevirilmiştir. Bu risalede doğrudan Allah'ın varlığının ve birliğinin ispatı değil, mevcudatı tabiat ve sebeplerin icad edemeyeceği ve kendi kendine de meydana gelemiyiceği mukni delillerle izah ve ispat edilmiştir.
Sebeplerin ve tabiatın elinden hiçbir şey gelmediğinin, mevcudatın kendi kendine olmasının muhal olduğunun kati ispat edilmesiyle bunları yaratanın Allah varlığı ve birliği kendiliğinden ortaya çıkacaktır.
"Evvelki üç yol, muhal, battal ve mümteni olduğu kati ispat edilse, dördüncü yol olan tariki vahdaniyet şeksiz, şüphesiz sabit olur."
Malum olduğu gibi, bir meseleyi ya doğrudan ispat vardır ki, Risale-i Nur’un çok yerlerinde Cenab-ı Hakk'ın varlığı ve birliği bu şekilde işlenmiştir. Ya da dolaylı ispat vardır ki, bu da Tabiat Risalesinde muhalif fikirlerin çürütülmesi tarzındadır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
NEDEN DOLAYLI İSPAT YAPILIYOR?
Risale'deki yöntem, inkârcı felsefelerin iddialarını kendi zeminlerinde çürütmeyi hedefler. İnkârcı akıl, doğrudan "Allah vardır" dendiğinde bunu baştan reddetmeye hazırdır. Ancak önce "kendi kendine olmuştur", "sebepler yapmıştır", "tabiat icat etmiştir" gibi alternatiflerin akıl dışılığı gösterildiğinde, muhatap kaçınılmaz olarak dördüncü yola yönelir: "Kadîr-i Zülcelâl'in kudretiyle icad edilir." Bu, kişiyi "olmayana ergi" (reductio ad absurdum) yöntemiyle hakikate ulaştıran bir stratejidir.
Mantıksal Zorunluluk
Risale'de "Madem aklen bu dört yoldan başka yol yoktur; evvelki üç yol muhal, battal, mümtenî oldukları kat'î ispat edilse, bizzarure ve bilbedâhe dördüncü yol olan tarik-i vahdâniyet şeksiz, şüphesiz sabit olur" denir. Bu ifade, seçeneklerin tüketilmesi mantığıdır: Geriye tek bir geçerli ihtimal kaldığında, o ihtimal zorunlu olarak doğru kabul edilir. Doğrudan ispat yapılsa, muhatabın zihnindeki yanlış alternatifler çürütülmemiş olarak kalır ve kişi yine eski inancına dönebilir.Ki zaten risalelerde doğrudan ispat yapıldığı çokça yer vardır.