"Evvelki ayet ispat-ı tevhid hakkındadır, bu ayet de ispat-ı nübüvvet hakkındadır." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Evet, İbn-i Abbas’ın (r.a.) يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا âyetindeki 'ibadet'i, tevhidle tefsir ettiğine nazaran, evvelki âyet ispat-ı tevhid hakkındadır, bu âyet de ispat-ı nübüvvet hakkındadır. Nübüvvet-i Muhammediye (a.s.m.) ise, tevhidin en büyük bir delilidir." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 23-24. Ayetin Tefsiri)
İşaratü'l-İ'caz tefsirinde ayetlerin birbirleriyle olan nazmı ve silsilesi harika bir belagatla açıklanır. Bu mesele, Kur'an'ın dört temel esası olan Tevhid, Nübüvvet, Haşir ve Adalet arasındaki bağlamla ilgilidir.
21. ve 22. Âyetlerin Tevhide Delaleti
İbn-i Abbas’ın (r.a.) "Ey insanlar! Rabbinize ibadet edin." ayetindeki ibadet kelimesini tevhid ile tefsir etmesi, meselenin köküne işaret eder. Çünkü ibadet, ancak mabudun tek olmasıyla yani tam bir tevhid ile gerçek manasını bulur.
Ayette geçen "Sizi ve sizden öncekileri yaratan..." ifadesi, yaratılış mucizesini delil getirir. Bir zatın ibadete layık olması için:
1. Var olması,
2. Bir olması,
3. Her ihtiyacı karşılayabilecek güçte olması gerekir.
Eğer yaratıcı o (c.c) ise, rızkı veren o ise, semayı bina edip arzı döşeyen o ise; ibadete layık olan da yalnızca odur (c.c). Bu, akli bir zorunluluktur. Yani önceki ayetler, kâinattaki intizam ve yaratılış üzerinden Sani'nin birliğini yani ispat-ı tevhidi ilan eder.
23. Âyetin Nübüvvete Delaleti
"Eğer kulumuza indirdiğimizden şüphe içindeyseniz, haydi onun benzeri bir sure getirin..." (bk. Bakara, 2/23)
ayeti ise doğrudan ispat-ı nübüvvet hakkındadır.
Madem önceki ayetle ispat edildi ki bu kâinatın tek bir Sani’i vardır; o halde bu yaratıcı zat, mahlukatıyla konuşacaktır. Konuşması ise bir elçi ve ferman aracılığıyla olur.
Ayet, muhataplarına meydan okuyarak "Bu kelamın bir benzerini getiremezsiniz." demektedir. Eğer beşer, en beliğ edipleriyle toplansa da Kur'an'ın tek bir suresinin benzerini yapamıyorsa; bu kelam beşer kelamı değildir, Allah'ın kelamıdır.
Kelam Allah'ın kelamı olduğuna göre, onu tebliğ eden Hz. Muhammed (asm) dahi Allah'ın hak resulüdür. Dolayısıyla bu ayet, Kur'an'ın mucizeliği üzerinden peygamberliğin doğruluğunu yani nübüvvetini ispat eder.
Hülasa olarak aradaki bağı şöyle özetleyebiliriz:
21. ve 22. ayetler, Sultan-ı Ezeli'nin kim olduğunu ve birliğini gösteren belgelerdir. 23. ayet ise, o Sultan'ın elçisinin elindeki fermanın sahte olmadığını kanıtlayan bir mühürdür.
Tevhid ispat edildikten sonra, o tevhidi ilan eden ve ahkâmını bildiren elçinin ispatı, nizamın tamamlanması için zaruridir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü