"Tehevvüskârî, nâzvârî, itabvârî dua olmaz. Muhalî ya muhalvârî, nizam u hikmete uymaz umuru istemek olmaz." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Dua Muhal Hem Ma’siyet Olmamalı"

"Dua kat’an samimi ise kabul olur gehî aynen gehî mânen
Fakat şart-ı taleb, de’b-i edeb daim olur lâzım
Edeb yoksa niyaz olmaz
Tehevvüskâri nâzvârî itâbvârî
Dua olmaz. Muhalî ya muhalvârî nizam u hikmete uymaz
Umuru istemek olmaz
Nihayetli emirde bir nihayetsiz aded olmaz
Bana ver aksal gayatı tecavüzkâri bir nazdır
Niyazî bir dua olmaz..."
(1)

"Tehevvüskârî, nâzvârî , itabvârî dua olmaz."

Tehevvüs, bir şeyi hevesle tutku ile istemek anlamına geliyor. Heves, genellikle insanın cismani ve gayrimeşru isteklerini ifade eder ki, gönül insanları bu tarz istekleri hoş görmezler.

Heva ve heves üzerine yaşayanlar genellikle Huda’nın rızasından uzaklaşır. Nefsin emrine girerek günah ve haramlara yakınlaşırlar. Bu sebeple tasavvufta hevesleri kırmak için riyazet uygulanır. Hevesler canlı ve diri iken, manevi kemale ulaşılamaz.

Dua ederken Allah’tan bir şeyler isterken heva ve hevesle hevai şeyleri değil İlahi rızaya uygun ve uhrevi hayatımızı imar edecek faydalı ve hikmetli şeyleri istemeliyiz.

Nâzvari istemek ise, şımarık ve nazlanır şekilde istemek ki, bu kulluğun adabına uygun bir davranış olmaz. Mümin Allah’ın huzurunda nazlı ve şımarık bir tavırla değil daima mahcup ve mütevazi bir tavırla durur. Nazlı ve şımarık bir tavırda sanki -haşa- bunu bana vermeye mahkumsun edası var. Bu ise edebe, mahviyet ve mehabete uygun olmayan bir edadır.

İtabvari dua ise, darılır ve azarlar gibi istemek anlamına geliyor. Allah’a karşı gönül koymak, darılmak -haşa- hatta azarlar gibi tavır sergilemek edepsizliktir, hayasızlıktır. İnsan dua ederken aczini, fakrını, çaresizliğini göstererek dua etmelidir.

“Muhalî ya muhalvârî , nizam u hikmete uymaz umûru istemek olmaz.”

Allah’tan dua ile istediğimiz şeyin âdetullah açısından imkansız olmaması gerekir.

Mesela, "Allah’ım beni peygamber yap, beni yemek yemekten kurtar, su içmeden de yaşayabilmemi sağla, bana öyle bir nefes ver ki üflediğimde bir kıtayı yok edebileyim, beni yüz metre boyunda yap..." gibi hem fıtrata hem akla hem kainatta işleyen âdetullaha aykırı ve imkansız olan şeyler istenilmez. Dua evvela esba-ı kabul dairesinde olmalı...

(1) bk. Asar-ı Bediyye, Lemeât, s. 728.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...