"Tercüme lisanı da fikrim gibi nâkıs ve kasır olduğundan, o azîm imanî ve cesîm Kur'ânî hakikatlere ancak böyle dar ve kısa bir kisveyi tedarik edebildim..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Risale-i Nur Külliyatından el-Mesneviyyü'l-Arabî ile muanven büyük Üstad'ın cihanbaha pek kıymettar şu eserini de Allah'ın avn ve inayetiyle Arabîden Türkçeye çevirmeye muvaffak olmakla kendimi bahtiyar addediyorum. Yalnız, aslındaki ulviyet, kuvvet ve cezaleti tercümede muhafaza edemedim. Evet, o cevher-baha hakikatlere zarf olacak ne bir harf ve ne bir lâfız bulamadım. Tercüme lisanı da fikrim gibi nâkıs ve kasır olduğundan, o azîm imanî ve cesîm Kur'ânî hakikatlere ancak böyle dar ve kısa bir kisveyi tedarik edebildim. Ne hakkın ve ne hakikatin hatırı kalmış. Fabrika-i dımağiyemin bozukluğundan, bu kadarını da müellif-i muhterem Bediüzzaman'ın mânevî yardımlarıyla dokuyabildim."(1)
Abdulmecid Ağabey; aslı Arapça olan Mesnevî-i Nuriye’yi Türkçe’ye tercüme ederken, Üstad'ın himmeti ile bu kadar yapabildiğini ifade ediyor. Malum, tercümeler asla aslının yerini tutamaz, mutlaka bazı eksik ve noksan kısımlar olur.
Abdulmecid Ağabey de bu hakikati ifade ediyor. Yine de Mesnevî-i Nuriye mevcut haliyle mükemmel bir tercümedir.
(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, İ'tizar.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Yani ben tercüme ederken hakkın hatırını gözetecek bir derinliğe ve ulviyete sahip değilim diyerek tevazu gösteriyor.
Mesela Tabiat Risalesi, Hutbe-i Şamiye eserleri de Arabî yazılmış. Sonradan Hazret-i Üstâd tarafından tercüme edilmiş.. Selam ve dua ile..