"Türk milleti asırlardan beri İslâmiyete hizmet etmiş ve çok veliler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılınç çekilmez. Siz de çekmeyiniz." Bu sözün Şeyh Said'e söylenmediği iddia ediliyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Aynen bunun hatası gibi: Eski Harb-i Umumîden biraz evvel, ben Van'da iken, bazı dindar ve müttakî zatlar yanıma geldiler. Dediler ki: 'Bazı kumandanlarda dinsizlik oluyor. Gel, bize iştirak et. Biz bu reislere isyan edeceğiz.'"
"Ben de dedim: 'O fenalıklar ve o dinsizlikler, o gibi kumandanlara mahsustur. Ordu onunla mes'ul olmaz. Bu Osmanlı ordusunda belki yüz bin evliya var. Ben bu orduya karşı kılıç çekmem ve size iştirak etmem.'"
"O zatlar benden ayrıldılar, kılıç çektiler; neticesiz Bitlis hâdisesi vücuda geldi. Az zaman sonra, Harb-i Umumî patladı. O ordu, din namına iştirak etti, cihada girdi, o ordudan yüz bin şehidler evliya mertebesine çıkıp beni o dâvamda tasdik edip kanlarıyla velâyet fermanlarını imzaladılar."(1)
"Van'da, mezkûr mağarada yaşamakta iken, şarkta ihtilâl ve isyan hareketleri oluyor. 'Sizin nüfuzunuz kuvvetlidir.' diyerek yardım isteyen bir zatın mektubuna, 'Türk milleti asırlardan beri İslâmiyete hizmet etmiş ve çok veliler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılıç çekilmez. Siz de çekmeyiniz; teşebbüsünüzden vazgeçiniz. Millet, irşad ve tenvir edilmelidir.' diye cevap gönderiyor. Fakat yine, hükûmet, Bediüzzaman'ı Garbî Anadolu'ya nefyediyor."(2)
Evvelâ, yukarıda takdim ettiğimiz bu iki pasaj, iki farklı zaman diliminde vuku buluyor ki, bu ifadeler Üstad Hazretlerinin tashihinden geçmiş ifadelerdir ve ikinci paragraf Şeyh Said isyanına verilmiş bir cevaptır.
İkincisi, son zamanlarda menfi milliyetçiliğin verdiği ceriha ile bazıları Risale-i Nur'u etnik bir kimliğe büründürmeye çalışıyor. Ya da Risale-i Nur'da bulunan Türkler ile ilgili kısımlara itirazvari bir tavır sergiliyorlar. Şu bilinmelidir ki, Türkler ile Kürtler et ile tırnak olmuş kardeş milletlerdir. Birisinin hasenatı diğerinin hükmündedir. Asrın vebası olan ırkçı bir zaviye ile meselelere bakmak, saadet-i ebediyeyi kaybetmekle eş değerdir.
Üçüncüsü, Risale-i Nur'un orijinal metnini kimse tahrif etmez ve edemez. Hususen Üstad Hazretlerinin rıza ve teveccühünü kazanmış ve varisim diye taltif ettiği ağabeyler hakkında böyle mesnetsiz ve çirkin iftiralar atmak azim bir hıyanettir. Kaldı ki, bu ağabeylerin Risale-i Nurları tebdil ve tağyir gibi bir salahiyetleri bulunmuyor. Onların vazifesi Risale-i Nur'un telif ve tanzim hakkını müdafaa etmektir.
Dipnotlar:
(1) bk. Şualar, On Dördüncü Şua.
(2) bk. Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
"Türk milleti asırlardan beri İslâmiyete hizmet etmiş ve çok veliler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılıç çekilmez. Siz de çekmeyiniz;"
Ata ile torun karşılaştırılıyor. Ama ata ile torunun sevapları veya günahları veya dini aynı olmayabilir.
Hz. Nuh Peygamber iken oğlu inançsız. Yeni nesil ile eski nesil karşılaştırılabilir mi?