Üçüncü Şua, Münacat Risalesinde ne anlatılıyor?
Değerli Kardeşimiz;
“Bu Risale-i Münâcât, hem vücûb-u vücud hem vahdet hem ehadiyet hem haşmet-i rububiyet hem azamet-i kudret hem vüs’at-i rahmet hem umumiyet-i hâkimiyet hem ihata-i ilim hem şümul-ü hikmet gibi en mühim esasat-ı imaniyeyi hârika bir îcaz içinde fevkalâde bir kat’iyet ve hâlisiyet ve yakîniyet ile ispat eder. Haşre işârâtı ve bilhassa âhirdeki şiddetli işârâtı çok kuvvetlidir.” (Şualar, Üçüncü Şuâ-Münâcât)
Üçüncü Şua, Risale-i Nur Külliyatı içinde "Münâcât Risalesi" olarak da bilinen önemli bir eserdir. Temel olarak, kâinatı bir bütün olarak ele alıp varlıkların her bir zerresinin ve büyük gök cisimlerinin dahi Allah'ın varlığına, birliğine ve kudretinin azametine nasıl delil teşkil ettiğini izah eder.
Bu risalede anlatılmak istenen ana fikir şunlardır:
Risale, Güneş'ten gezegenlere, bitkilerden hayvanlara kadar tüm varlıkların adeta birer "canlı delil" olduğunu ve kendilerini yoktan var eden, idare eden tek bir Yaratıcı'ya işaret ettiğini anlatır.
Eser, imanı sadece taklit yoluyla değil, akıl ve tefekkür yoluyla, delillere dayanarak elde etmeye yönlendirir. Kâinat kitabını okuyarak, her şeyde Allah'ın isim ve sıfatlarının tecellilerini görmeye davet eder.
Üçüncü Şua, Allah'ın kudretinin ne kadar büyük ve rahmetinin ne kadar şümullü olduğunu, en küçük mikroptan en büyük yıldıza kadar her şeyin onun ilim ve kudretiyle idare edildiğini vurgular.
Özetle, Üçüncü Şua, kâinatı bir ibadethane ve bir dua makamı olarak görerek, okuyucuyu kâinatın düzeni ve işleyişi üzerinde düşünmeye, bu sayede de Allah'a olan imanını güçlendirmeye sevk eden bir münâcât (dua) ve tefekkür risalesidir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- RİSALE-İ NUR'DA TEFSİR ANLAYIŞI VE MÜNÂCÂT RİSALESİ
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü