Temsillerde kullanılan "olduğunu görmek", "bulunduğunu anlamak" gibi kavramların farklı olmasının sebebi ne olabilir?
Değerli Kardeşimiz;
“Olduğunu görmek”, “bulunduğunu anlamak” gibi ifadeler, anlatılan şeylerin hikâye değil, birer hakikat olduğuna kinayedir. Yani ilk on sözde anlatılan temsili hikâyeler aslı itibari ile yaşanmamış olsalar da dağınık ve mücerret hakikatleri toplayıp müşahhas hale getirip, kuvvetli delillerden daha sağlam daha parlak birer mercek ve dürbün vazifesini görüyorlar, denilmek isteniyor.
Bu temsili hikâyelerin hakikatlere olan hizmeti, felsefi delillerden daha tesirli ve daha ikna edicidir.
Maddî âlemde uzaktaki bir cismi çıplak gözle göremediğimiz için, o cismi yakınlaştırmak için dürbün kullanırız. Derin ve ince şeyleri görebilmek için mikroskoba müracaat ederiz, dağınık ışıkları toplamak için mercek kullanırız.
Aynı şekilde ince, derin, uzak, dağınık ve mücerret manaları anlamak ve görebilmek için de temsil, hikâye, hayali seyahat gibi izah usullerini ve metotlarını kullanmak gerekiyor.
İşte, Kur’an’ın ve onun mühim talebesi olan Üstad Hazretlerinin eserlerinde, temsil ve hikâyeleri kesretle kullanmaları, bu ince sırdan ileri geliyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü