Üstad, vesvas papaz için; "Onu muhatap etmem. Bir hakperest adama böyle cevabımız var." diyerek konuyu mu değiştiriyor?
- Üstad burada, papazın sorduğu aynı soruya mı cevap veriyor, yoksa konuyu mu değiştiriyor, eğer konu değişiyorsa ilk kısmı neden zikretti diye aklıma geldi?
Değerli Kardeşimiz;
"Bir zaman bî-aman İslâmın düşmanı, siyasî bir dessas, yüksekte kendini göstermek isteyen vesvas bir papaz, desise niyetiyle hem inkâr suretinde hem de boğazımızı pençesiyle sıktığı bir zaman-ı elîmde, pek şemâtetkârâne bir istifham ile dört şey sordu bizden, altı yüz kelime istedi.
Şemâtetine karşı yüzüne 'Tuh!' demek desisesine karşı küsmekle sükût etmek, inkârına karşı da tokmak gibi bir cevab-ı müskit vermek lazımdı. Onu muhatap etmem. Bir hakperest adama böyle cevabımız var." (Sözler, Lemeât)
Üstad Bediüzzaman burada aslında çok ince ve vakur bir strateji izliyor.
Papazın sorusuna doğrudan cevap vermeyi reddediyor; çünkü papazın niyeti öğrenmek değil, İslam'ı sıkıştırmak ve hakaret etmektir. Üstad, "Onu muhatap etmem." diyerek papazı muhataplıktan düşürüyor. Ancak sorulan hakikat baki olduğu için, aynı soruyu sanki insaflı ve gerçeği arayan hakperest bir adam sormuş gibi kabul edip ona cevap veriyor.
Papazın o karanlık ve baskıcı tavrını anlatmasının sebebi, sergilediği izzetli sükûtun ve verdiği kısa cevabın gerekçesini açıklamaktır. Yani "Ben bu adama uzun uzadıya cevap vermedim, çünkü o buna layık değildi; ama hakikat şudur..." demek için o arka planı zikrediyor.
Özetle; soru aynı kalsa da Üstad, cevabını düşmanca bir saldırıya savunma olarak değil, bir hakikat arayıcısına ders olarak sunuyor. Böylece hem papazın oyununu bozuyor hem de İslam'ın izzetini koruyor.
İlave bilgi için tıklayınız:
- ANGLİKAN KİLİSESİ (ANGLİKANİZM)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü