"Uzun arzuları taşıyan zayıf kalbinde ve mukavemetsiz ruhunda" ne demektir, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kalpte beka arzusu var, ama dünya ve içindekiler fani olduğundan, insanın kalbinde derin yaralar açıyor. Bunun yegâne çaresi Allah’a ve ahiret hayatına inanmaktır.

İnsanın kalbi kâinattaki her bir şeye karşı ciddi bir iştiyakı ve alakası var, ama her şey elinden uçup gidiyor.

Hâlbuki kalbin birçok uzun emelleri, arzu ve talepleri var, ama bunları elde etmekte gayet zayıf ve nahiftir. Kalbin bu ebedî ihtiyacının boşluğunu ancak iman ve marifet doldurabiliyor. Allah kalbe bu hissi, kendine ihtiyaç hissedip dua ve ibadet ile sığınması için vermiştir.

Kalpteki bu nahiflik çocuklarda daha fazla ve daha barizdir. Bu sebeple çocuklar kalpteki bu arzuları ve kırılganlıkları daha güzel ve daha berrak hisseder.

"Çocuklar, yalnız cennet fikriyle, onlara dehşetli ve ağlatıcı görünen ölümlere ve vefatlara karşı dayanabilirler. Ve gayet zayıf ve nazik vücutlarında bir kuvve-i maneviye bulabilirler." (9. Şua)

Şayet ölüm bir yokluk ve hiçlik olsaydı, ölümü çocuklara izah etmek ve onların o nazik ruhlarını tahrip etmeden anlatmak mümkün olmayacaktı.

Halbuki ölümden sonraki ebedî ve sürurlu bir hayatın varlığına inanmak, ölümün acısını binden bire indiriyor. Hatta ahirete iman, imanı kuvvetli olanlara ölümü sevdiriyor. Ahirete iman sayesinde ölüm, çocuklar üzerinde menfi bir tahrip ve tesir bırakmıyor.

Anne ve babasını kaybetmiş bir çocuğu nasıl teselli edebiliriz? Hangi ideoloji veya cereyan, çocuğun o dehşetli yarasını tedavi edip onun ruhuna ve kalbine su serpebilir? Ahiret inancı olmadan o çocuğa ölümün hakikatini anlatmak kabil değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...