"Ve kezâ, Esmâ-i Hüsnâdan 'Vâris' isminin tecelliyatı adedince ve babalar gibi usulün zevâlinden sonra bâki kalan fürûatın sayısınca ve âlem-i âhiretin mevcudatı adedince ve uhrevî mükâfatları almaya medar..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vâris; “Her şeyin tek varisi, hakikî sahibi” “Her şey yok olup gittikten sonra Bâkî kalan” demektir. Asıl mülk sahibi, her şeyin yegâne varisi Allah’tır.

“Biz, refahından şımarıp azmış nice şehri helâk ettik. İşte meskenleri; kendilerinden sonra bunların pek azında oturuldu. (Onlara) biz vâris olmuşuzdur.” (Kasas Sûresi, 58)

Fani olan varlıklar bu dünyadan göçtüklerinde, bütün mülklerini o mülkün Bâki olan hakikî Mâlikine teslim etmiş olurlar. Bu terk ve teslimde, Allah’ın Vâris ismi tecelli eder.

Bu isimden kulun alacağı en büyük ders, mal ve mülkünün manevî temizliğine dikkat etmesidir. Allah’ın tertemiz olarak yaratıp, ömrü süresince emanet verdiği mülkü, kirletmeden O’na teslim etmeye çalışmak gerekir.

Aynı şekilde, günahsız olarak yaratılan organların, hislerin ve duyguların da lekelenmemesine gayret gösterilmelidir.

Bir yönüyle Vâris ismi, cüz’î irademizle işlediğimiz her türlü amele bakar.

Hadis-i şerifte “dünya ahiretin tarlasıdır” buyruluyor. İnsan, bu dünya tarlasının içinden çıkmış harika bir mahlûk. Kendi bedenine hakiki mâlik olmadığı gibi, dünyanın da gerçek sahibi değil.

Ömür denilen hizmet ve imtihan süresini doldurduğunda, ruhu bedeninden ayrılıyor ve bedeni bu dünya tarlasının bir köşesine defnediliyor. Gidenlerin yerine başka bedenler ve başka ruhlar bu dünyaya geliyorlar ve ahiretleri namına bir şeyler devşirip göçüyorlar. İşte Vâris ismi, hem bu misafirlerin dünya tarlasını terk etmelerinde tecelli ediyor, hem de kazanç yahut kayıplarını ilâhî ilme tevdi etmelerinde. Buna göre Varis ismi, hem Mâlik hem de Hasîb isimleriyle yakından alâkalıdır.

Burada usul, ana, baba ced ve ata manasına geliyor, füruat ise evlat, torun ve atadan sonra gelen soy ve nesil demektir. Usulün zevali, atanın ölüp gitmesi ve yerine evlatlarının ve torunlarının gelmesidir.

Dünya yaratıldıktan sonra ne kadar usul ve füruat yani ced ve nesil gelmiş geçmiş ise onların sayısınca Allah’a hamd ü senalar olsun deniliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...