"Veraset-i Ahmediye (a.s.m.) ile Kadîr ve Muhyî gibi isimlerin mertebe-i uzmâsına yetişmeyen,.." İsimlerin mertebe-i uzmâsına yetişmek manasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Veraset-i Ahmediye Peygamberimizin (a.s.m.) risaletini ifade eden ve risaletinin yüksek feyiz ve velayetini aynı zamanda tahkiki imanın ilmelyakin, aynelyakin, hakkelyakin gibi mertebeleri içeren bir kavramdır. Kısaca Veraset-i Ahmediye velayet-i kübra makamı oluyor.

Risale-i Nur Veraset-i Ahmediye ve velayet-i kübra mesleğinden gittiği için, haşri taklidi olarak değil tahkiki bir şekilde izah ve ispat ettiğinden imanı da taklidi değil tahkiki oluyor.

Velayet-i kübra mesleği ile imanı tahkiki olmayan birisinin Kadir ve Muhyi isimlerinin yüksek makamlarını anlaması ve idrak etmesi mümkün olamayacağı için, bu iki ismin en büyük tecellisi olan haşir konusunda taklidi kalması kaçınılmazdır.

Mesela, bahar mevsiminde Allah'ın Kadir ve Muhyi isimlerini okuyamayan birisinin, o azametli haşri hazmederek ihata ederek idrak etmesi pek mümkün değildir. İbn-i Sina gibi dahi insanlar bile haşir konusunda aciz kalıp taklidi bir imana mahkum olmuşlar.

Kadir ve Muhyi isimlerinin kainat sahnesindeki tecellilerini güzelce ve tahkiki bir şekilde anlayan birisi, haşre iman etme konusunda zorluk ve sıkıntı çekmez, imanı da taklidi değil tahkiki olur, Haşir Risalesinde olduğu gibi.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Hatimenin sonunda, haşre akılla gidilememesinin sırrı, "Haşr-i A'zam, İsm-i A'zamın tecellisiyle olduğundan,.." ifadeleriyle izah ediliyor. Bu konuyu biraz açabilir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...