Block title
Block content

“Vücudun kemali, hayat iledir. Belki vücudun hakikî vücudu hayat iledir. Hayat, vücudun nurudur. Şuur, hayatın ziyasıdır.” Bu veciz ifadeleri biraz açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Vücudun kemali, hayat iledir. Belki vücudun hakikî vücudu, hayat iledir.”(1)

Vücud; varlık demektir. Taş da vardır, ağaç da hayvan da insan da... Ancak bir şey mutlak zikredildiğinde; o şeyin kemal derecesi anlaşıldığı gibi, varlık denilince de canlı varlıklar, özellikle de insan hayatı hatıra gelir. Hakikî vücud hayat ile olunca, hayatsız cisimlerin varlıkları hakikî olmayıp sanki mecazî gibidir; yokluğa da varlık kadar yakın sayılırlar. Nitekim dersin devamında, “Denilebilir ki; hayat olmazsa vücud vücud değildir, ademden farkı olmaz.” buyurulur.

 “Hayat, vücudun nurudur.”

Yûnus Suresi beşinci âyet-i kerimede, Cenab-ı Hakk’ın güneşi bir ziya (ışık kaynağı) kameri de nur (aydınlık) kıldığı beyan ediliyor. Bu dersteki hikmet dolu ifadelerin bu âyet-i kerîme ile yakın ilgisi var:

Burada vücud  güneşe teşbih edilmiş, hayatın ise o güneşten nur aldığı ders verilmiştir. Varlığı olmayanın hayatının da olmayacağı açıktır.

 “Şuur, hayatın ziyasıdır.”

Cümlesinde de benzer bir mesaj verilmektedir. Hayat, bir güneş gibi düşünülürse; o güneşin ziyası şuurdur. Yani şuur, hayattan akıp gelmektedir. Hayatsız şeyin şuuru da olmaz.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, Birinci Esas | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 289 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...