Block title
Block content

Birinci Maksat, Birinci Esas

İçerikler

  1. "... gayr-ı meş’ur, sâika ve şâika hisleriyle beraber, o arı, dünyanın ekser envâıyla ihtisas ve ünsiyet ve mübadele ve tasarrufa sahip olur." cümlesini açıklar mısınız?

  2. "Hadsiz eşyayı iştirak ve ittihad ettirip bir vahdete medar, bir ruha mazhar yapmak gibi, kemâlât-ı vücudun umumuna sebeptir. Hattâ hayat, kesret tabakatında bir çeşit tecellî-i vahdettir ve kesrette ehadiyetin bir âyinesidir." İzahı?

  3. "Hayat dahi mevcudatın keşşafıdır. Keyfiyâtın tahakkukuna sebeptir. Hem cüz’î bir cüz’ü, küll ve küllî hükmüne getirir. Ve küllî şeyleri bir cüz’e sığıştırmaya sebeptir." İzahını yapar mısınız?

  4. "Hayat kesret tabakatında bir tecelli-i vahdettir ve kesrette ehadiyetin bir ayinesidir..." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  5. "Hayat mevcudatın keşşafıdır. Keyfiyâtın tahakkukuna sebeptir. Hem cüz’î bir cüz’ü, küll ve küllî hükmüne getirir. Ve küllî şeyleri bir cüz’e sığıştırmaya sebeptir." İzah eder misiniz?

  6. "Hayat, vücudun nurudur; şuur, hayatın ziyâsıdır. Hayat, ruhun ziyâsıdır; şuur, hayatın nurudur." cümlesini ve kavramların ilişkilerini izah eder misiniz?

  7. "Hem cüz'î bir cüz'îyi, küll ve küllî hükmüne getirir. Ve küllî şeyleri bir cüz'e sığıştırmaya sebeptir." Bu cümleyi açıklar mısınız?

  8. "Keyfiyâtın tahakkukuna sebeptir." cümlesini biraz açar mısınız? Ayrıca: "Renklerin bir kavle göre sebebi vücududur. " ifadesinde "bir kavle göre" demesinin hikmeti nedir? Farklı görüşler var mıdır?

  9. "Melâikenin tasdiki, imanın bir rüknüdür." Melâikenin nihâyetsiz envaını bilmemiz mümkün olmadığına göre, bu tasdikin keyfiyeti nasıl olacak?

  10. "Öyle de hayat dahi mevcudatın keşşafıdır. Keyfiyâtın tahakkukuna sebeptir. Hem cüz’î bir cüz’ü, küll ve küllî hükmüne getirir. Ve küllî şeyleri bir cüz’e sığıştırmaya sebeptir..." cümlelerini izah eder misiniz?

  11. "Vücudun kemali, hayat iledir. Belki vücudun hakikî vücudu, hayat iledir. Hayat, vücudun nurudur. Şuur, hayatın ziyasıdır. Hayat, her şeyin başıdır ve esasıdır. Hayat, her şeyi herbir zîhayat olan şeye mal eder. Bir şeyi, bütün eşyaya mâlik hükmüne geçirir." İzah eder misiniz?

  12. Cüz ve cüz'î, küll ve küllî kavramları hakkında kısaca bilgi vererek, hayatın “cüz'î bir cüz'ü, küll ve küllî hükmüne getirmesini ve küllî şeyleri bir cüz'e sığıştırmaya sebep” olmasını açıklar mısınız?

  13. Dağlar, taşlar hayattar mıdır? Mesela Melaike risalesinde, "Bir dağ büyüklüğüyle beraber yalnızdır, gariptir." deniyor. Bu konuyu açıklar mısınız?

  14. Hayat kainattaki bütün esbabın dakik bir şekilde çalışmasının neticesi midir? Hayat maddeye bağlı olmayan manevi latif ve bizim mahiyetini bilmediğimiz bir mahluk değil mi? Bedenden hayatın gitmesi, organların durması mıdır ölüm?

  15. Hayatın, “hadsiz eşyayı iştirak ve ittihad ettirip bir vahdete medar, bir ruha mazhar yapmasını ve kesrette ehadiyetin bir âyinesi olmasını” izah eder misiniz?

  16. Zîhayatta “meşhur havass-ı zâhire ve bâtına duygularından başka, gayr-ı meş'ur, sâika ve şâika hisleri” de bulunduğu haber veriliyor. Bu duyguları ve hisleri açıklar mısınız?

  17. “Bak hayatsız bir cisim, büyük bir dağ dahi olsa yetimdir, garibdir, yalnızdır... Çünki ne hayatı var ki, hayat ile alâkadar olsun; ne şuuru var ki, taalluk etsin.” Hayatın hayat ile alâkadar olması ve şuurun taalluk etmesi ne demektir?

  18. “Nasılki ziya ecsamın görülmesine sebebdir ve renklerin -bir kavle göre- sebeb-i vücududur. Öyle de: Hayat dahi, mevcudatın keşşafıdır. Keyfiyatın tahakkukuna sebebdir.” Hayatın “mevcudatın keşşafı ve keyfiyatın tahakkukuna sebep olmasını” açar mısınız?

  19. “Vücudun kemali, hayat iledir. Belki vücudun hakikî vücudu hayat iledir. Hayat, vücudun nurudur. Şuur, hayatın ziyasıdır.” Bu veciz ifadeleri biraz açıklar mısınız?

  20. "Çekirdekteki ukde-i hayatiyenin tenebbühü, yani uyanıp açılarak neşvünemâ bulması, o derece zâhir ve kesrette ve mebzuliyette ülfet içinde, zaman-ı Âdem’den beri hikmet-i beşeriyenin nazarında gizli kalmıştır." cümlesini açıklar mısınız?

  21. "Hayat, Zât-ı Zülcelâlin en parlak bir burhan-ı vahdeti ve en büyük bir maden-i nimeti ve en lâtif bir tecellî-i merhameti ve en hafî ve bilinmez bir nakş-ı nezih i sanatıdır." cümlesini açıklar mısınız?

  22. "Hem hayat o kadar nezih ve temizdir ki, iki vechi, yani mülk ve melekûtiyet vecihleri temizdir, paktır, şeffaftır. Dest-i kudret, esbabın perdesini vaz etmeyerek, doğrudan doğruya mübaşeret ediyor." İzah eder misiniz?

  23. "İşte en küçük zîhayatta hayat böyle tesirini gösterse..." İnsanın avalim-i ulviyede ve ruhiyede ve cismanîyede gezmesi nasıl anlaşılmalıdır ve o âlemlerin insanın mir’at-ı ruhuna irtisam ve temessül etmesi ne anlama gelmektedir?

  24. "Yani, o zîşuur ve zîhayat, mânen o âlemlere misafir gittiği gibi, o âlemler dahi o zîşuurun mir'ât-ı ruhuna misafir olup, irtisam ve temessül ile geliyorlar." cümlesinde "misafir gitme ve gelmeyi" nasıl anlamalıyız?

  25. "Yani, o zîşuur ve zîhayat, mânen o âlemlere misafir gittiği gibi, o âlemler dahi o zîşuurun mir’ât-ı ruhuna misafir olup, irtisam ve temessül ile geliyorlar." cümlesini izah edebilir misiniz?

  26. “Hayat, Zât-ı Zülcelal’in en parlak bir bürhan-ı vahdeti ve en büyük bir maden-i nimeti ve en latif bir tecelli-i merhameti ve en hafî ve bilinmez bir nakş-ı nezih-i san’atıdır.” denilip hayatın “hafî ve dakik” olduğu ifade ediliyor. Açar mısınız?

  27. “Hem hayat, o kadar nezih ve temizdir ki; iki vechi, yani mülk ve melekûtiyet vecihleri temizdir, pâktır, şeffaftır.” Hayatın mülk ve melekûtiyet cephesinin temiz, şeffaf ve pak olmasını biraz izah eder misiniz?

  28. "Belki ateş ışığa medet verir." cümlesini nasıl anlamalıyız; melekler ile ateş arasında bir bağ var mı?

  29. "Belki madde-i nurdan, hattâ zulmetten, hattâ esîr maddesinden, hattâ manalardan, hattâ havadan, hattâ kelimelerden zîhayat, zîşuuru kesretle halkeder..." ifadesini açıklar mısınız, manadan varlık nasıl yaratılır?

  30. "Gayet ehemmiyetle, madde-i kesifeyi, hayat vasıtasıyla madde-i lâtifeye çevirir." cümlesini açıklar mısınız, "madde-i kesife" derken neyi kastediyor ve bunun madde-i kesifken latif olması nasıl oluyor?

  31. "Hayat olmazsa, vücut vücut değildir, ademden farkı olmaz." Hayat olmazsa vücut niçin vücut olmasın?

  32. "Hayvânâtın pek çok muhtelif ecnasları gibi pek çok muhtelif ruhanî mahlûkları, o seyyâlât-ı lâtife maddelerinden halk eder..." İzah eder misiniz?

  33. "Madem şu biçare, perişan küremiz, sergerdan zeminimiz..." sözü ile "Evet, küre-i arz, küçüklüğüyle beraber semâvâta karşı gelebilir." sözü zahiren birbirine zıt gibi görünüyor, izah eder misiniz?

  34. "Muhtelif ruhanî mahlukların o seyyalat-ı latife maddelerinden halkedilmesi ve onların bir kısmına melâike, bir kısmına da ruhanî ve bir kısmına da cin ecnasları" denilmesi ne demektir? Hangileri hangi maddelerden yaratılmış olabilir?

  35. Âlemde “bir nizam-ı kâmil-i ekmelin ve itkan-ı muhkemin ve insicam-ı ahkemin” varlığının meleklerle münasebeti nedir?

  36. Seyyalat-ı latife maddeleri nelerdir? Ayrıca esirin ruha yakınlığını nasıl anlamalıyız?

  37. Üstad Hazretlerinin, "Madem şu biçare, perişan küremiz, sergerdan zeminimiz..." sözü ile "Evet, küre-i arz, küçüklüğüyle beraber semâvâta karşı gelebilir." sözü arasında zahiren bir tenakuz görünüyor gibi; izah eder misiniz?

  38. “Denilebilir ki; hayat olmazsa vücud vücud değildir, ademden farkı olmaz.” cümlesiyle başlayan ifadelerin tamamından, bu âlemde zîhayatın ve zişuurun bulunmadığı hiçbir mekân ve zamanın olmadığını mı anlayacağız?

  39. “Hayat, ruhun ziyasıdır. Şuur, hayatın nurudur.” kısmını biraz açar mısınız?

  40. “Madem kudret-i ezeliye bilmüşahede en âdi maddelerden, en kesif unsurlardan hadsiz zîhayat ve zîruhu halkeder ve gayet ehemmiyetle madde-i kesifeyi, hayat vasıtasıyla madde-i latifeye çevirir...” İzah eder misiniz?

  41. "Adem-i rü'yet, adem-i vücuda delalet etmez. Görünmemek, olmamağa hüccet olamaz." Örnekle izah eder misiniz?

  42. "İki adam, biri bedevî, vahşî, diğeri medenî, aklı başında olarak, arkadaş olup İstanbul gibi haşmetli bir şehre gidiyorlar..." Bu temsil ile melek ve ruhanîlerin, hem varlığı hem de keyfiyetleri ispat ediliyor. Burayı detaylı izah eder misiniz?

  43. Melekler ve ruhlar hayat sahibi midirler? Zevil ervah denilenler, ölenlerin ruhlarından farklı mı, bu konuda bilgi verir misiniz?

  44. Ruhun hayat sahibi olması ne demektir?

  45. "Bittecrübe, madde asıl değil ki, vücud ona müsahhar kalsın ve tâbi' olsun." cümlelerini izah eder misiniz? Burada "madde"den kasıt nedir, madde ile vücud bir değil mi?

  46. "Bittecrübe, madde asıl değil ki, vücud ona müsahhar kalsın ve tâbi’ olsun. Belki madde, bir mâna ile kaimdir. İşte o mâna, hayattır, ruhtur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  47. "Ecrâm-ı ulviye ve ecsâm-ı seyyare içinde küre-i arzın hakaret ve kesafetiyle beraber bu kadar hadsiz zîruhların, zîşuurların vatanı olması ve en hasis ve en müteaffin cüzleri dahi birer menba-ı hayat kesilmesi..." İzahı?

  48. "Elbette bir katre yağmura müekkel olan melek, şemse müekkel meleğin cinsinden değildir." Bu, mahiyet farklılığı mıdır; yoksa aynı mahiyetin kademe farklılığı mıdır?

  49. "Elektrikten ve sair seyyâlât-ı lâtifeden halk olunan o zîhayat ve o zîruhlara ve o zîşuurlara,.." Havadan ve elektrikten mahlukatın yaratılmalarını nasıl anlayabiliriz?

  50. "Nardan, nurdan, ateşten, ışıktan, zulmetten, havadan, savttan, râyihadan, kelimattan, esirden ve hattâ elektrikten ve sair seyyâlât-ı lâtifeden halk olunan..." Bu sayılan maddelerden yaratılan farklı seyyalat-ı latifenin her biri ayrı bir cins midir?

Yükleniyor...