"وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ'nin bir manasını bil." Mezkûr ayetin manasını zahiren biliyoruz; buradaki "manasını bilmek" nasıl olmalı?
Değerli Kardeşimiz;
Risale-i Nur Külliyatı’nda İmam Gazzalî Hazretlerinden "ehl-i tahkik" olarak söz edilir ve onun "Daire-i imkânda daha ahsen yoktur." sözüne yer verilir. Bu söz, soruda geçen ayet-i kerimeye işaret etmektedir. Daire-i imkân olan şu mahlukat âleminde her ne yaratılmışsa kendi mahiyetine göre en mükemmel şekilde yaratılmıştır. Ondan daha iyisi ve mükemmeli düşünülemez. Bu ise tesbihin ve sübhanallah kelamının bir tefsiri demektir.
Bilindiği gibi, tesbih Cenab-ı Hakk’ı bütün noksan sıfatlardan tenzih etmek, hamd ise onun bütün kemal sıfatlara sahip olduğunu beyan etmektir. Her varlık o mükemmel yaratılışıyla sanki şöyle der: “Beni mahiyetime göre en mükemmel şekilde, noksansız yaratan Rabbim elbette bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.” Yine her mahlûk o mükemmel yaratılışıyla Rabbini medih ve sena eder.
İşte, bu derste mahlukatın esmâ-i İlahiyeye ayna oldukları, çok esmayı okutturdukları anlatılmış ve muhatap bu ayetin manasını bilmeye davet edilmiştir. Buna göre her mahluk kendinde tecelli eden isimleri ilan etmekle Allah’ı tesbih ve ona hamd etmektedir. İnsana düşen görev ise mahlukatı bu ayetin dersiyle okumak ve manalarına vakıf olmaktır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü