"Yağmurun taneleri sayısınca menfaatler ve katreleri adedince Rahmânî cilveler ve reşhaları miktarınca hikmetler içinde bulunuyor." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Yağmurun toprak, nebatat ve canlılar için bilhassa insanlar için ne kadar büyük bir nimet olduğu herkesin malumudur. Bitkiler ve hayvanların hayatı yağmura bağlıdır. Fıtrî olarak insan hayatının da en mühim ihtiyaçlarından birisi de sudur. Suyun kaynağı ise yağmurdur. Yağmurun bu ihtiyaç ciheti, her bir damlasına adeta ayrı bir kıymet ve değer katıyor. Allah’ın rahmeti damla haline gelmiş, gökten yağıyor denilse mübalağa sayılmaz. Nitekim bizim örfümüzde de yağmura rahmet denilmektedir.
Yağmur damlalarının keyfiyeti, gökten indirilme şekli ve o damla içinde cereyan eden harika ilim ve nizam onun ayrıca hikmet ve rahmet reşhaları olduğunu da ilan ediyor. Bugün fen ilimleri yağmurun fizikî ve kimyevî keyfiyetini harika bir şekilde beyan ediyorlar. Bütün bunlar göz önüne getirildiği zaman; yağmurun ve onun damlalarının ne kadar mükemmel ve hikmetli bir nimet ve san’at olduğu zahir olur.
" مَاۤءً Semadan gelen karlar, dolular, sular olduğu halde yalnız suların zikredilmesi, en büyük istifadeyi temin eden, su olduğuna işarettir. مَاءً kelimesinde tenkiri ifade eden tenvin ise, yağmur suyunun acip bir su olup, nizamı garip, imtizâcât-ı kimyeviyesi size meçhul olduğuna işarettir."(1)
Yağmur suyunun nasıl ve hangi sebepler tahtında teşekkül ettiğini fen ilimleri tam manasıyla izah edemiyor. İşte “mai” kelimesinde tenvindeki tenkir, yani belirsizlik tamlaması yağmur suyunun meçhul terkibine işaret ediyor. Yağmur suyunun kimyevî terkibi halen tam bir muamma olarak kabul ediliyor.
Allah, yağmurla alakalı her türlü teferruatı en mükemmel bir şekilde şekilde planlamıştır. Fizik kaideleri ve suyun kimyası Allah'ın tasarrufundaki ince planları ortaya koymaktadır. Yukarıdaki ayette dikkat çekilen, yağmur suyunun tuzlu olmaması da bu harika planın, tanzim ve terbiyenin bir neticesidir.
Yağmurun kaynağı suların buharlaşmasıdır. Buharlaşan suyun %90'ından fazlası tuzlu suya sahip denizlerden olmaktadır. Suyun buharlaşması ile alâkalı kanunlar öyle ayarlanmıştır ki su, en pis denizlerden, en tuzlu okyanuslardan, en çamurlu sulardan dahi buharlaşırken; pislikten, tuzdan ve çamurdan temizleniyor. Bu yüzden, okyanusların ve denizlerin sularını içemiyoruz ama buralardan buharlaşan suyun yağmur olarak yağması neticesinde meydana gelen kaynaklardaki suyu içebiliyoruz.
"Gökten tertemiz su indirdik."(Furkan 25/48) ayeti de bu hakikate işaret ediyor.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz - Bakara Sûresi, 21 ve 22. Ayet Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Yağmurun hicten ve gaybdan gelmesi nasıl oluyor?