Block title
Block content

"Zaman ihtiyarlandıkça Kur’ân gençleşiyor, rümuzu tavazzuh ediyor. Nur, nar göründüğü gibi, bazan şiddet-i belâğat dahi mübalâğa görünür." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Zaman ihtiyarlandıkça Kur’ân gençleşiyor, rümuzu tavazzuh ediyor. Nur, nar göründüğü gibi, bazan şiddet-i belâğat dahi mübalâğa görünür."(1)

İnsanlığın maddeten gelişmesi, basitten mükemmele doğru belli bir tertip ile olmaktadır. Bu kural gereği Hazreti Âdem (as)’in dönemindeki insanların lamba ve elektrik gibi nimetleri bilmesi ve ondan istifade etmesi mümkün değildir. İnsanlığın bu iki nimete ulaşabilmesi için zamanın ihtiyarlaması ve maddeten terakki etmesi gerekiyor.

Ama ilahi kitaplar insanlığın bu kaydına mahkum değildir. Çünkü Allah ezeli bir ilme sahip olduğu için, yaratmış olduğu zamanın başını da sonunu da biliyor ve görüyor. Yani Allah’ın kelamı zamanın kaydına ve tertibine bağlı ve bağımlı değildir.

Bu yüzden Allah peygamberleri aracılığı ile konuşurken, sadece belli bir döneme belli bir zaman dilimine hitap etmeyip geleceğe dair ip uçları remizler ve işaretleri de kelamının kıvrımları arasına sıkıştırıyor saklıyor.  

Bu kıvrımlarda saklı olan remizleri öğrenmenin iki yolu var.

Birincisi, ilimde ve belagatte ileri olan alimler İlahi kelamın içinde dürülü olan bu işaretleri çıkararak Kur’an’ın geçmiş ve geleceğe hükmettiğini göstermesi.  

İkincisi ise, zaman ve teknik ilerledikçe o saklı remizler kendiliğinden açığa çıkıyor ki, buna "zamanın tefsir etmesi" denilmektedir. Mesela, kainatın genişlemekte olduğu yeni bir bilgi iken, Kur’an on dört asır önce bildiriyor.

“Göğü biz çok sağlam bir şekilde bina ettik. Şüphesiz onu genişleten biziz.”  (Zariyat, 51/47)

"Nur, nar göründüğü gibi, bazan şiddet-i belâğat dahi mübalâğa görünür."

Nur ile nar tabiat itibari ile birbirlerine benzerler. Uzaktan ve dikkatsiz bakanlar bazen nur ile narı bir birine karıştırıyor. Ama yakından ve dikkatlice bakanlar, nur ile narı bir birinden ayırır. Aynen bunun gibi, bazen şiddet-i belagat ile mübalağa dikkatsiz nazarlarda birbirlerine karıştırılır.

Şiddetli belagat, ince ve anlaşılması zor bir meseleyi, anlaşılması kolay, ama bir o kadar da mübalağalı bir biçimde akla yaklaştırmak işidir. Aslında mübalağa, üslup ve surettedir, onun arkasında duran ince ve latif manada değildir.

(1) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 79.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Hakikat çekirdekleri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 374 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...