"Zamanın en büyük tehlikesi, hadis-i şerifle sabit olan ahir zamanda çok ehl-i sefahet ve gaflet dünyadan imansız çıkmak yarasını..." İzah eder misiniz?
- Burada bahsedilen hadisleri yazabilir misiniz?
- Bir de ehl-i gaflet dünyadan imansız çıkınca cehenneme mi giriyor, yoksa kabir azabını mı kastediyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Bu acip zamanın en büyük tehlikesi, hadis-i şerifle sabit olan âhir zamanda çok ehl-i sefahet ve gaflet dünyadan imansız çıkmak yarasını lisan-ı Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanla, kabre iman ile girmek ilacıyla tedavi eden Risaletü’n-Nur şakirtlerine bir hüccet-i katıa bahşeden Risaletü’n-Nur’a hizmet..." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Risale-i Nur'dan Parlak Fıkralar ve Bir Kısım Güzel Mektuplar)
Risale-i Nur'da sıklıkla işaret edilen ve Hafız Ali Ağabey'in mektubunda kastettiği manayı destekleyen bazı temel hadis-i şerifler şunlardır:
"Karanlık gece parçaları gibi birtakım fitneler olacaktır. O fitneler içinde kişi mümin olarak sabahlar, kâfir olarak akşamlar. Mümin olarak akşamlar, kâfir olarak sabahlar. Dinini dünyalık bir meta karşılığında satar." (Müslim, İman 186; Tirmizi, Fiten 30)
Bu hadis, ahir zamandaki fitnelerin şiddetinden dolayı imanın ne kadar hızlı kaybedilebileceğine ve gaflet ile sefahet neticesinde imansız gitme riskine işaret eder.
"Öyle bir zaman gelecek ki, kişinin imanı gömleğini çıkardığı gibi çıkarılacak." (Deylemi; Ramuzu’l-Ehadis, 6251)
"Öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı davranan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır." (Tirmizî, Fiten, 73)
Bu hadisler, ahir zamanın cazibedar günahlarının ve dünyevileşme arzusunun, kalpteki imanı sarsıp kişiyi manevi bir boşluğa sürükleyebileceğini ihtar eder.
"İmansız çıkanın durumu" meselesine gelirsek:
İslam akidesine göre, bir kişi dünyadan imansız ayrılırsa, onun yeri ebedi cehennemdir. "Ehl-i gaflet dünyadan imansız çıkmak yarasını alıyor." ifadesi, kişinin dünyevi eğlencelere ve günahlara dalarak asıl vazifesi olan imanı unutmasını ve son nefeste kalbinde iman nurunun sönmesini ifade eder. İman bir bilet gibidir; o bilet yoksa ebedi saadet kapısı açılmaz.
Kabir Azabı mı, Cehennem mi?
Aslında her ikisidir, ancak süreç farklıdır:
Kabir Azabı: Kabre giren imansız bir kişi için kabir, cehennem çukurlarından bir çukur olur. Yani cehennemden önce başlayan bir azap evresidir.
Cehennem: Mahşer ve mizan safhalarından sonra ise asıl ebedi azap yurdu olan cehenneme girilir.
Hafız Ali Ağabey'in Kastettiği İncelik
Hafız Ali ağabey ve Üstad Bediüzzaman, bu tehlikeye dikkat çekerken aslında şunu vurgularlar: İnsan "Ben Müslümanım" diyebilir ama hayatını tamamen gaflet, günah ve sefahet içinde geçirirse, bu durum onun kalp aynasını karartır. Son nefeste o karanlıklar sebebiyle imanı muhafaza etmek çok zorlaşır.
Risale-i Nur'un vazifesi, bu fırtınalı zamanda o iman mumunu bir iman fenerine dönüştürüp son nefeste dahi sönmemesini sağlamaktır.
Cenab-ı Hak bizleri imandan, Kur'an'dan ve Risale-i Nur gibi hakikatlerden ayırmasın; son nefesimizde "Lâ ilâhe illâllah" diyerek huzuruna çıkmayı nasip eylesin.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü