On Dördüncü Söz’ün Zeyline konu olan Zilzal Sûresine göre, küre-i arzın hareket ve zelzelesinde vahiy ve ilhama mazhar olmasını nasıl anlamamız gerekiyor; kısaca açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

اِذَا زُلْزِلَتِ اْلاَرْضُ زِلْزَالَهَا * وَاَخْرَجَتِ اْلاَرْضُ اَثْقَالَهَا * وَ قَالَ اْلاِنْسَانُ مَالَهَا * يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَا * بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحَى لَهَا... الخ

"Şu Sûre katiyyen ifade ediyor ki: Küre-i Arz, hareket ve zelzelesinde vahiy ve ilhama mazhar olarak emir tahtında depreniyor. Bazen de titriyor."(1)

Bu sûre, yeryüzünün kıyamette şiddetle sarsılacağından bahsettiği için bu ismi almıştır. "Zelzele" adıyla da anılmaktadır. Âyet-i kerîmelerin mealleri şöyledir:

"Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, 'Ona ne oluyor?' dediği zaman,(1-3)

İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.(4, 5)

O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.(6)

Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onu görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onu görecektir."(7, 8)

Yirmi Beşinci Söz'de Kur’ân tarif edilirken şu ifadeye de yer verilir:

“Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi…”

Kur’ân Allah kelamıdır. İnsanın manen terbiyesi ve cennet ehli olması için lüzumlu bütün esasları ihtiva eder. Bunun yanında, kâinat kitabının nasıl okunacağını, onda cereyan eden hâdiselerin de nasıl değerlendirileceğini ders verir. İşte bu hâdiselerin bir bölümü de musibetler ve felaketlerdir.

Kur’ân âyetleri insana doğru yolu bulmasında bir delil olduğu gibi, kâinatta teşhir edilen tekvinî âyetler de yine insana Rabbini bildirir, isimlerinin ve sıfatlarının tecellilerini ders verir. Kur’ân-ı Kerîm her iki tür ilâhî âyetleri de fasl etmiş, insanlara açıklamıştır. İşte bu âyetlerden biri de zelzele hâdisesidir. Bu On Dördüncü Söz'ün tamamı bir yönüyle bu âyetin manevî bir tefsiridir.

“Küre-i arzın hareket ve zelzelesinde vahiy ve ilhama mazhar” olmasına gelince:

Dünya, kendi iradesiyle değil, Allah’ın irade ve kudretiyle hareket ettiği gibi, onda vuku bulan zelzele hâdisesi de yine Allah’ın dilemesiyle meydana gelir. Dünyanın, Nuh Tufanı'nda,

"Ve 'Ey arz (yeryüzü), suyunu yut! Ey sema (suyunu) tut!' denildi. Ve su çekildi ve emir yerine getirildi.” (Hud, 11/44)

âyet-i kerîmesinde haber verilen ilâhî hitap üzerine arzın suyunu yutması gibi, zelzele ile belli beldeleri sarsması da Allah’ın emri ve kudretiyledir. Dünyamızın bu emre muhatap olması “vahiy veya ilham” şeklinde ifade edilmiştir.)

1) bk. Sözler, On Dördüncü Söz'ün Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...