“Şu mevcudat Hak söyleyen sadık kelimeleri, şu hadisat-ı kâinat; doğru söyleyen natık ayetleri olan Cenâb-ı Hak vaad etmiş elbette yapacaktır.” cümlesindeki mukayeseyi biraz açabilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hak, batılın zıddıdır ve adâletle yakın alâkası vardır.

Bilindiği gibi adâlet ikiye ayrılır. Birisi ihkak-ı hak, yani her hak sahibine hayatı ve varlığının devamı için lüzumlu bütün cihazların verilmesi, bütün şartların en mükemmel şekilde hazırlanması. Diğeri ise zâlimlerin cezalandırılması.

Birinci şıkkı, bütün mevcudat adeta haykırmaktadır. Güneşe takılan gezegenlerin sayılarından büyüklüklerine kadar hepsi adaletle verildiği gibi, her atoma da taşıyabileceği kadar elektron yerleştirilmiştir. Ağaçların dallarından bütün bedenlere takılan organlara, bu organların vazifelerine, bu vazifeleri yapabilmeleri için lüzumlu tabiat şartlarına kadar her şey en mükemmel şekilde hazırlanmıştır.

Bütün bunlar hikmet ve adâletle icra edilmiştir. Allah’ın Âdil ve Hakîm olduğunu “Şu mevcudat Hak söyleyen sadık kelimeleri, şu hadisat-ı kâinat; doğru söyleyen nâtık âyetleri.” ile bizlere ders veriyor. Bu dersi tam aldığımız takdirde, “Cenâb-ı Hak vaad etmiş, elbette yapacaktır.” hükmünü de bütün ruhumuzla tasdik ederiz. Zira vaadini yerine getirmemek hak değildir, batıldır; Hak ismine aykırıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...