"Ab-ı hayat olan İslâmiyet ise, bu kelimenin aynülhayatından nebean eder." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Evet âb-ı hayat olan İslâmiyet ise, bu kelimenin aynü’l-hayatından nebean eder. Evet, ebede namzed olan nev-i beşer içinde saadet-saray-ı ebediyeye tayin ve tebşir olunanın ellerine verilmiş bir fermân-ı ezelîdir." (Muhakemat, Üçüncü Makale-Unsuru'l-Akide)
Bediüzzaman Said Nursi’nin Muhakemat adlı eserinin Üçüncü Makalesi’nin girişinde geçen bu temsilî ifade, İslamiyet ile Kelime-i Tevhid arasındaki kopmaz ve diriltici bağı su ve hayat sembolleri üzerinden açıklar.
Cümlede öne çıkan edebî ve manevi kavramlar şunlardır:
1. Âb-ı Hayat (Hayat Suyu) Olan İslâmiyet
Âb-ı Hayat: Şark ve İslam edebiyatında, içene ölümsüzlük ve ebedî hayat verdiğine inanılan efsanevi "bengisu" veya "hayat suyu"dur.
Manası: Bediüzzaman, İslamiyet’i manevi bir âb-ı hayat olarak tanımlar. Çünkü İslam dininin getirdiği inanç, ibadet ve ahlak esasları; kalbi, ruhu ve insani duyguları manevi ölümlerden (küfür, dalalet, karamsarlık) kurtararak ebedî ve baki bir hayata mazhar eder.
2. Aynülhayatından (Hayat Pınarı) Nebean Eder
Bu Kelime: Önceki cümlelerin devamı olarak yine "La ilahe illallah" (Kelime-i Tevhid) hakikatini kasteder.
Aynülhayat: "Hayat kaynağı", "hayat pınarı" veya "su gözü" anlamındadır.
Nebean Etmek: Kaynamak, fışkırmak, kaynaktan çıkıp akmak demektir.
3. Cümlenin Bütüncül Manası
İslamiyet insanlığa ebedî hayat veren şifalı ve diriltici bir su (âb-ı hayat) ise; o suyun fışkırdığı asıl ana kaynak ve pınar (aynülhayat) doğrudan Kelime-i Tevhid'dir.
Yani tevhid inancı (Allah'ın birliği) olmaksızın İslamiyet'in diğer hiçbir hükmü, ahlaki sistemi veya emrettiği ibadetleri hayat bulamaz. Bütün İslami esaslar gücünü, tazeliğini ve diriliğini tek bir kaynağa, La ilahe illallah pınarına borçludur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü