Block title
Block content

"Acemi nefer" tabirinden ne anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Beşinci Nota'da terhisat memurlarının acemi bir nefere rast gelmesi meselesinde, acemi nefer denmesinin hikmeti şu olabilir:

Ölümün hakikatini, ebedi hayatın mahiyetini, hayatın gayesini ve kulluğun sırrını bilen, tanıyan ve yaşayan insanlar usta neferdir. Bunlar ise; başta peygamberler ve Allah’a yakın, büyük ve muvazzaf insanlardır.

Bu zevat vakit geldiğinde, davetiye çıkarıldığında; vazifesini bitirmiş, ubudiyetini hakkıyla ifa etmiş bir kul olarak rablerine doğru memnunane ve mesrurane yürürler.

Dünyada kalmak için çeşitli vesilelere sarılarak mücadele etmezler. Davete icabet etmenin keyfini ve huzurunu yaşarlar.

Acemi neferler ise; bizleriz. Ölüm anı bize yaklaştığında ve terhisat memurlarının ayak sesleri işitildiğinde bizler, acemi neferlerin yaptıkları gibi bize terettüp edenleri yerine getiririz. Yani sebeplere riayet ederek, hayatta kalmanın, biraz daha yaşamanın gayretinde oluruz. Öbür tarafa gitmekten ürkeriz ve korkarız. Ölüm ve kabir deyince iştahlarımız kaçar ve ürpeririz. Aynen acemi neferler de; askerliğin şartlarına karşı böyle davranırlar. Yani ürkerler, korkarlar ve huzurlu değillerdir. Usta neferler ise; bu sıkıntıları çekmezler. Ustalığın verdiği rahatlıkla askerliği keyifle yaparlar.

Burada dikkat edilecek husus; makamların birbirine karıştırılmamasıdır. Usta nefer kendine düşeni yapmakla mükelleftir. Acemi nefer ise, acemiliğin şartları muvacehesinde vazife ifa etmelidir. Usta neferin acemi gibi davranması, acemi neferin de ustaları taklit etmesi her iki tarafın da mizanını bozar.

İşte büyük insanların dünyada hâl, tavır ve davranışları usta neferlere yakışır bir özelliktedir. Onlar o şekilde imtihana tabidirler. Hatta bazı halleri bizlere çok garip gelebilir.

Bizler ise; acemi nefer olduğumuzdan dinimizi, şeriatımızı ve muamelatımızı şartlarımız içerisinde yaşamalıyız. Zira biz böyle bir imtihana tabiyiz. Büyük insanları taklit etmek bize yakışmadığı gibi; haddimizi de aşmak olur.

Mesela, Muazzez Üstadımız ilaç kullanmamış. Bu özellik usta nefer olduğundan onun makamına has bir özelliktir. Bizler de haddimizi aşıp, acemi olduğumuzu düşünmeden ilaç hususunda Üstad'ı taklit etsek; hem Azrail’e davetiye çıkarırız hem de manen mesuliyet altına gireriz.

O halde herkesin bir haddi, hukuku ve makamı vardır. Dinini ve dünyasını yaşamakta bunlara riayet etmek mecburiyetindedirler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...