Ahir zamanda gelecek zatın, üç vazifesinden ikinci ve üçüncüsü icra edilirken, birinci vazife ihmal mi edilecek?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birinci vazife olan iman hakikatlerinin ihya ve neşredilmesi, diğer iki vazifenin alt yapısı ve temelidir. Bir bina nasıl temel üstünde duruyor ise; diğer iki vazife de iman hizmetinin üstünde gelişip büyüyecek. Bu sebeple iman hizmetinin tükenip biteceği bir dönem ve süreç yoktur, her daim baki kalacaktır.

Nasıl ağacın kökü, gövdesi ve meyveleri var ise; İslam ağacının kökü imandır, gövdesi şeriattır, meyvesi ise ittihad-ı İslam ve hilafettir. Ağacın köksüz olması nasıl imkansız ise, şeriat ve İslam birliğinin de iman hakikatlerinden bağımsız olması o derece imkansızdır.

Birinci vazifeyi; Risale-i Nurlar hakkı ile yapıyor, bu sebeple Risale-i Nurlar kıyamete kadar devam edecektir.

Risale-i Nurlar, hayat ve şeriat vazifeleri döneminde de hizmetini aynı ile devam ettirecektir. Zaten hayat ve şeriat; Risale-i Nur hizmetlerinin bir neticesi, bir meyvesi hükmündedir.

İmansızlığın ve inkarcılığın zirve yaptığı Üstad'ın döneminde, Üstad ve talebeleri imanın muhkem bir kalesi olup, imanın yeniden filizlenmesine temellik ve öncülük etmişlerdir. "Sebep olan işleyen gibidir.", prensibince, bundan sonra yapılan her hizmet o zatların sevap hanesine yazılacak. Hayat ve şeriat, onların meşakkat ve sıkıntılarının üstünde gelişip büyüyecektir inşallah.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Hayat ve şeriat vazifesi: Bu vazifeler zaten iman hizmetiyle berkarar olur. Katl, faiz şarap, zina velhâsıl can ve mal hukukuna dair her hükmün temeli, iman sağlamlığıdır. Allah'ı hakkıyla bilmeyen ve korkmayan birine nasıl ikinci ve üçüncü vazifelerle hükmedeceksiniz ki..? Zor gibi görünen fakat esas temel olan iman hizmeti yâni birinci vazife hakkıyla yapıldığında, ikinci ve üçüncü vazifeler, "Kadîr-i Külli Şey, bir dakikada, bulutlarla dolmuş cevv-i havayı süpürüp temizleyerek semânın berrak yüzünde ziyadar güneşi gösterdiği gibi, bu zulümatlı ve rahmetsiz bulutları da izale edip hakaik-i şeriatı güneş gibi gösterir ve ucuz ve dağdağasız verebilir." 16. Lem´a | 156 sırrınca ehvendir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
şefkat
Risalelere bir bütün olarak baktığımızda, Ahirzamanda ortaya çıkacak olan zat üç vazifeyi birden ifa edecektir. Yani iman, hayat ve şeriat dönemlerinin üçü de bu zatın eliyle gerçekleşecektir. Keza yine risalelerin bütünü ile bakacak olursak, o zat bir insan değil, bir eser veya şahsı manevidir. Bu eser ve şahsı manevinin temsilcisi konumunda olan zat ise ancak ömrü iman dönemine yetecektir. Hayat ve şeriat dönemine bizzat kendisi yetişemiyecek ancak eserleri yetişecektir. Sonra gelenler bu eserleri program olarak kabul edip hizmet edecekleri için hizmet, eserler ve dolayısı ile mehdi hesabına geçmiş oluyor. Hayat ve şeriat dönemlerinde bazı şahıslar ön plana çıkacaklardır ama onlar kendi planlarının değil, ilk zatın ortaya koyduğu planları uygulacaklardır. Bir şahsı manevi olduğu için de yapılan tüm himzetler tek olarak kabul edilir ve üç vazife de ahirzamandaki şahsın işi olduğu anlaşılır. Tıpki şirketler de olduğu gibi. Şirketin başka şubeleri açılır ve o şubenin başında bir müdür olur ve çok da hizmet eder. Ancak başarı ifade edilirken şirketin ismi ön plana alınır, şahıslar görünmez. Hatta bazen şirkenin asıl sahibi olan patron da görünmez, tanınmaz. Kimse patronu tanımaz ama şirketin ismini çok iyi bilir. Mehdiyete de manevi bir şirket olarak bakabiliriz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR