"Akıbeti görmeyen kör hissiyatın hükmüyle, hazır bir dirhem zehirli lezzeti, ileride bir batman safi lezzete tercih etmek, bu zamanın dehşetli bir marazı, bir musibetidir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bu vecize, Bedîüzzaman Said Nursî'nin Kastamonu Lâhikası adlı eserinde yer alan ve modern insanın en büyük psikolojik ve manevi açmazlarından birini teşhis eden sarsıcı bir tespittir.
İfadeyi temel kavramları üzerinden analiz ettiğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:
1. Kör Hissiyat ve Gelecek Körlüğü
"Âkıbeti görmeyen kör hissiyatın hükmüyle..."
İnsanda iki temel karar mekanizması vardır: Akıl / kalp ve nefis / hissiyat. Akıl ve kalp, bir işin sonunu (âkıbetini) düşünür, uzun vadeli plan yapar ve kâr-zarar hesabı güder. Nefis ve ani hisler ise kördür; sadece anı yaşamak ister. Gelecekte çekilecek acıları veya kaçırılacak büyük fırsatları göremez. Cümle, insanın ani gelen arzularına esir olduğunda basiretinin nasıl kapandığını ifade eder.
2. Değerlerin Altüst Olması (Kısa Vade vs. Uzun Vade)
"...hazır bir dirhem zehirli lezzeti, ileride bir batman sâfi lezzete tercih etmek..."
Üstad burada muazzam bir oran ve ölçü karşılaştırması yapar. Eski ağırlık ölçülerine göre 1 batman, yaklaşık 6 (altı) okka eder; bir okka da yaklaşık 400 dirheme eşittir. Yani ortada 1'e 2400 gibi devasa bir oran farkı vardır.
Bir dirhem zehirli lezzet: Şu an elin altında hazır olan, anlık, geçici ama içinde büyük pişmanlıklar ve günahlar barındıran zehirli ufacık bir zevktir.
Bir batman safi lezzet: İleride, sabrın ve doğru yaşamanın neticesinde elde edilecek olan, katıksız, kalıcı ve tertemiz safi muazzam bir mutluluktur (hem dünyevi huzur hem de uhrevi kazanç).
Kör hissiyat, sırf hemen şimdi elinde olduğu için o küçücük zehirli zevki, gelecekteki devasa ve temiz mutluluğa feda ettirir. Tıpkı yarınki büyük bir sınavı kazanacağını bildiği halde, o anki tembelliği ve uykuyu tercih eden birinin düştüğü mantık hatası gibi.
3. Çağın Teşhisi: Dehşetli Bir Hastalık
"...bu zamanın dehşetli bir marazı, bir musibetidir."
Bu durum sadece ferdi ve bireysel bir hata değil, bu zamanın yani modern çağın kitlesel bir hastalığı (marazı) ve felaketidir (musibetidir). Günümüz dünyası hız ve haz üzerine kuruludur. Tüketim çılgınlığı, anlık tatmin arayışları (sosyal medya beğenileri, geçici eğlenceler, vadeli borçlanmalarla anı kurtarmalar) insanın uzun vadeli düşünme yeteneğini elinden almıştır.
Özetle: Bu vecize, insanın iradesini felç eden anlık yaşama ve sonunu düşünmeme hastalığına karşı bir uyanış çağrısıdır. İnsanı, anlık ve zehirli hazların kölesi olmaktan çıkarıp, geleceğini ve ebedî hayatını inşa edecek bir akıl ve basirete davet eder.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü