"Lezzet-i hazıraya müptela olan hisse ve heva-yı nefse mağlup olup, yolunu şaşırmış hissin fetvasıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Temeddühü ve sevdirmesi ise, aksülâmelle istiskali celb eder, soğuk düşürtür. Hem amel-i uhrevîde ihlâsı kaybeder, riyâyı karıştırır. Âkıbeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya müptela olan hisse ve heva-yı nefse mağlup olup, yolunu şaşırmış hissin fetvasıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Âdeta, ders aldığı Amme cüz'ünü bir tek şekerlemeye satan havâi bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenatını, hissini okşamak için ve hevasını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enaniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasaret eder." (Lem'alar, 28. Lem'a, Yirmi Yedinci Nükte)
"Bir saat" ifadesi kısa bir süre manasınadır ve haram lezzetlerin her türlüsü için geçerlidir. Her birinde kısa bir zaman diliminde alınan gayrimeşru lezzetler yüzünden çok uzun zaman sıkıntılar çekilmekte, suç işlenmekte ceza görülmektedir.
Mesela, gurur ve kibrine düşkün bir adam, birisinin cüzi bir tahkir ve tenkidine dayanamayıp, onunla kavga eder, yaralar hatta öldürebilir. Kısa süren o intikam lezzeti neticesinde senelerce hapse mahkûm olur.
İnsanın nefsi akıbeti görmediği için o anki lezzetini düşünür, ona göre hareket eder ve sonunda çok büyük yanlış ve hatalara düşebilir.
Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyuruyor:
"Çok kuvvetli pehlivan, birçok güreşçileri yere serip gâlib olan değildir. Asıl kuvvetli pehlivan, öfkelendiği sırada nefsine mâlik (ve irâdesine hâkim) olan kimsedir." (bk. Sahih-i Buhari Muhtasarı, XII, 148, Hadis No. 1999.)
Bundan da insanoğlu için öfke, şehvet ve kibir gibi şeylerin ne kadar tehlikeli olduğunu anlıyoruz. "Gururuma yediremedim!.." deyip cinayet işleyenlerin sayısı az değildir.
Bir adam Resulullah sallallahu aleyhi veselleme gelerek: “Bana öğüt ver.” dedi. Allah Resulü (asm) ona: “Kızma!..” buyurdu.
Adam isteğini birkaç kez tekrar etti. Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.) her defasında; “Kızma!..” buyurdu. (bk. Buhari, Edeb 76; Tirmizî, Birr 73)
Hiddet ve öfke, insanı galeyana getirir, kalbini ateş gibi yakar, gözünü karartır ve felakete sürükler. İnsan kızdığı zaman kendini kaybeder, çirkin sözler söyler, etrafını kırıp, döker. Bazen ağzından öyle kelimeler çıkar ki, Allah korusun imanına bile zarar verebilir. “Öfke ile kalkan zararla oturur.” sözünün en mühim noktası da burasıdır. Bunun içindir ki; “Gadabına uyan adam, edebini zayi eder.” denilmiştir.
Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.): “...Sizden biriniz öfkelendiği zaman sussun!” buyurmuş ve bunu üç kere tekrar etmiştir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, Hadis No: 2136.)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü