ÂLEM-İ MİSÂL

BU ÂLEMDEN DAHA LATİF

“Âlem-i misal, âlem-i ervahla âlem-i şehadet ortasında bir berzahtır. Her ikisine birer vecihle benzer." Barla Lahikası

Berzah, köprü manasına geliyor. Sonbahar; yaz ile kış arasında bir köprüdür; yazdan daha serin, kıştan daha sıcaktır. İlkbahar; kış ile yaz arasında ayrı bir köprüdür; kıştan daha sıcak, yazdan daha serindir.

Bu köprüler her iki âlemle de bağlantılıdırlar. Bir yönleriyle birine, diğeriyle berikine benzerler.

Diğer âlemlerin olduğu gibi bu âlemin de küçük bir misâli insanda mevcut. Nur Külliyatı’ndan, bu misalin, ‘hayal’ olduğunu anlıyoruz. Daha önce gittiğimiz bir şehrin bir misâli hayal âlemimizde teşekkül eder. İşte bu şehrin aslı âlem-i şehadetten, hayaldeki şekli ise âlem-i misâldendir.

Bir ayna karşısında durduğumuzda da iki şahıs karşı karşıya gelir. Bunlardan birisi hakiki, ikincisi ise misalîdir.

Şu gördüğümüz âlemdeki her şeyin, her hâdisenin bir misâlinin mevcut olduğu ayrı bir âlem var. Ve o âleme, âlem-i misal deniliyor.

Misal âlemi, ruhlar âleminden daha kesif; şu âlem-i şehadetten ise daha lâtif. Bu mahiyetiyle, iki âlem arasında bir berzah gibi.

Ahmed Avni Konuk, âlem-i misal hakkında şunları yazıyor:

"Bu mertebeye alem-i misal tesmiye olunmasının sebebi budur ki, âlem-i ervahtan zahir olan her bir ferdin, alem-i ecsamda iktisap edeceği surete mümasil bir suret bu âlemde hasıl olur. Âlem-i misal, alem-i ervahın feyzini, âlem-i ecsama isale vesiledir." Füsusu’l-Hikem Şerhi, 1-33

Öte yandan, bu âlem, kâinatta cereyan eden her olayın, her sevap ve günahın şekil giydiği bir âlemdir.

İşte, hem ruhlar âlemiyle hem de şu görünen âlemle ilgisi bakımından âlem-i misal, bir köprü âlemdir.

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...