"Cennetin merkez-i kübrası uzakta olmakla beraber, âlem-i misal ayinesi vasıtasıyla her tarafta görünmesi ..." İzah eder misiniz? "Semavatın üstünde bulunan cennet!" hangi ayette geçiyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Âlem-i misal; maddi âlemle ruh âlemi arasında bir köprü âlemdir. Ruhlar âlemine göre daha kesif, madde âlemine göre ise daha latiftir. Bu âlem hem maddi âlemden hem de ruhlar âleminden vasıflar almıştır.

İnsandaki hafıza levh-i mahfuzu temsil ettiği gibi, hayal de âlem-i misali temsil eder. Kalp ve ruhları iman ve ibadet terbiyesi ile nuraniyet kazanan evliya ve âlimler de o âlemleri ve sakinlerini görüp görüşüyorlar ve münasebet içindedirler. Bazen levh-i mahfuzun cilveleri bazen de kader mektuplarının nümuneleri ile karşılaşıyorlar. Hatta avam insanlar da rüya yolu ile o ruhanîler ve meleklerle bir cihetle münasebet kurmuş oluyorlar. Nasıl ki, telefon vasıtasıyla dünyanın en ücra köşesindeki biri ile konuşmak mümkünse, aynı şekilde manevi telefonlarla manevi âlemlerin sakinleri ile konuşmak ve görüşmek pekâlâ mümkündür. Uyku hâlinde insanın maddi âlemle münasebeti kesildiği için, sair latife ve duygular gaybî âlemler ile irtibata geçip, oralarda geziniyor.

İşte rüyanın hakikati bundan ibarettir. Rüyada görülen bu cilveler ve nümuneler misal âleminin değişik şekil ve keyfiyetlerine bürünüyor. Bu yüzden görülen rüyalar tabir istiyor. Zira hakikat âleminden basit bir şey misal âleminde çok büyük ve müşevveş bir hâl alabiliyor.

Bizim rüyada gördüğümüz nesneler, maddi âlemdeki nesnelerin farklı bir boyutta yansımasıdır. Bu sebeple rüya ile âlem-i misal göz ile görüntü âlemi gibi irtibatlı ve birbirleri ile alışveriş içinde olan âlemlerdir. Şu içinde yaşadığımız dünya, sema, yıldızlar, galaksiler hasılı tüm kâinat âlem-i maddi tabirinin içine giriyor.

Âlem-i ruhani ise maddi âlemin zıddı olan bütün gaybî ve uhrevi âlemleri içine alan geniş bir mefhumdur. Bunun içine kabir de girer, ruhların mücerred beklediği âlem-i ervah da girer, cennet ve cehennem de girer.

Ruh, misal âlemini hayal vasıtası ile gezip mütalaa ediyor. Uyku vasıtası ile maddi âleme kapanan pencereler manevi ve misalî âlemlere açılıyor. Ruh da bu açılan pencerelerden o âlemleri seyir ve mütalaa ediyor. Bu az çok her ruhta cereyan eden bir hal olduğu için, bütün ruhların müşterek bir vasfıdır, denilebilir.

"Hem nass-ı âyetle, semâvâtın üstünde bulunan cennetin meyvelerini bazı ehl-i risalet ve ehl-i keramet, yakın bir yerden alır gibi alıyormuş, bazen yakından cenneti temâşâ ediyormuş diye, nihayet uzaklık, nihayet yakınlık içinde bir meseledir ki, bu asrın aklına sığmaz..." (Lem'alar, 28. Lem'a, Yirmi Sekizinci Nükte.)

Üstad Hazretlerinin bu manayı Necm Suresinden tahriç ettiğini düşünüyoruz:

وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ * عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى * عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ

"And olsun ki, onu (Cebrâîl'i aslî suretinde) diğer bir inişte de (Mi'rac Gecesi), Sidretü'l-Münteha'nın yanında (iken) gördü. Ki Cennetü'l-Me'vâ onun yanındadır." (Necm, 53/13-15)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.366
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...