"Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme." İzah eder misiniz? Sebeplerin bir önemi olmadığı anlaşılıyor!

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenab-ı Hak bu hikmet dünyasında birçok şeyi sebepler eliyle yaratmaktadır. İnsan o sebepleri, Üstadımızın ifadesiyle, “dest-i kudretin perdesi” bilmeli, onlara riayet etmekle birlikte gereğinden fazla değer vermemeli, onlar karşısında zillete düşmemelidir; Onlar olmasa onların eliyle gelen nimetlere kavuşamayacağı vehmine kapılmamalıdır. Meyveyi yapan ağaç olmadığı gibi, şifayı veren de doktor değildir. Bütün sebepleri Allah yaratmış, o vazifelendirmiş ve onların eliyle kavuştuğumuz bütün nimetleri de O ihsan etmiştir.

İman ve tevekkül, maddi ve somut bir olgu olmadığı için, sebepler aleminde telakki ve tevehhüm edilemez. Yani maddi sebepler içinde şu sınırdan ötesi iman ve tevekkül sahası, berisi ise maddi sebeplerin sahası diye bir hat çizilemez. Maddi sebepler sahasında mutlak anlamda sebeplere sarılma mecburiyeti varken, manevi sahada da mutlak anlamda iman ve tevekkül hükmeder. Bu iki husus aynı anda aynı sebepte cem olabilir.

Mesela, üniversite imtihanına çalışmak maddi bir sebepken ve lazımken, aynı imtihanda tevekkül de vardır. İmtihana çok güzel hazırlandıktan sonra, netice ne olursa olsun, Allah’a tevekkül ettiğimiz zaman her ikisini aynı anda cem etmiş oluruz. Yoksa sebepler şurada olur, iman ve tevekkül ise şurada olur diye keskin bir hat çizmek yanlış olur.

Özet olarak, her sebebin zahiri çalışmak, batını tevekkül olmalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...