"Allah’ım! Mahlûkatının kesret daireleri içinde sirâc-ı vahdetin ve kâinatının meşherinde dellâl-ı vahdâniyetin olan Efendimiz Muhammed’e…" Bu kısım nasıl anlaşılabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın varlığını ve birliğini insanlığa ve cinlere en güzel en tesirli bir şekilde beyan edip ispat eden Peygamber Efendimiz (asm)'dir. İnsanlık tarihinde tevhidin en büyük temsilcisi ve en muazzam tebliğ edicisi Habib-i Kibriya Efendimizdir. (asm). Bütün insanları tevhide davet ederek onları şirk bataklığından kurtarmaya çalıştı; hidayet yolunu göstererek, kendileri gibi mahlûk olan putlara, yıldızlara, ateşe ve batıl şeylere tapmaktan kurtarıp; Vahid, Ehad ve Samed olan Zât-ı Zülcelâl’i tanıttırıp, yalnız O’na ibadet edileceğini bildirdi. 23 sene gibi kısa bir zamanda İslâm’ın nurunu dünyanın her tarafında parlattırdı. Vahşi ve adetlerine müteassıb insanları vahşetten kurtarıp insanlık âlemine önderlik makamına çıkardı.

Bu sebepten Peygamber Efendimiz (asm) hem Allah katında (makam olarak) hem de insanlık nezdinde tevhidin, vahdetin ve hakkın en parlak bir siracı, yani lambası hem de bir dellalı yani ilan edicisidir.

Şayet Peygamber Efendimiz (asm)'in getirdiği nur olmasa idi, bütün insanlık şirk karanlığında kalacak, tevhidin kâinattaki delillerini okuyamayacaklardı. Ona iman etmeyen filozofların tabiat ve küfür bataklığında bocalamaları bunun en büyük delilidir.

On Dokuzuncu Söz’de ifade edildiği gibi;

“Rabbimizi bize tarif eden üç büyük küllî muarrif var. Birisi şu kitâb-ı kâinattır… Birisi şu kitâb-ı kebîrin âyet-i kübrâsı olan Hâtemü’l-Enbiyâ Aleyhissalâtü Vesselâmdır; biri de Kur’ân-ı Azîmüşşandır.”

Güneş de Allah’ın bir âyeti yani varlığının ve birliğinin bir delilidir. Yıldızlar da, ay da, denizler de Allah’ın birer âyetidirler. Bu âyetler içerisinde en büyük âyet Hâtemü’l-Enbiyâ Aleyhissalâtü Vesselâmdır. Zira Resul-i Ekrem Efendimiz (sav.), Cenab-ı Hakk’ın bütün isimlerine azamî derecede mazhar olan yegâne zattır. Bu esmâ tecellileri onun ruh âlemini en ileri derecede kemale erdirmiş ve güzel ahlâkın bütün şubelerinde de en mükemmel bir mahiyete kavuşturmuştur.

Habib-i Kibriya Efendimiz (asm) olmadan kâinat ve Kur’an’ı anlamak mümkün değildir. Bu sebeple O (asm) Kur’an'dan sonra tevhidin en âzam ve en parlak delilidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...