"Amelinizde rıza-yı İlahi olmalı." cümlesini niyetin önemiyle birlikte açıklar mısınız?
Değerli Kardeşimiz;
Rıza-yı İlahi, amelin Allah için yapılmasıdır, yani ihlastır; ihlas ise işlenen amellerin ruhu hükmündedir.
Ruhsuz beden ne kadar güzel olsa da toprağa defnedilir. Bedende ruh mevcutken dünyaya değişilmeyecek gözler, ruh bedeni terk ettiğinde diğer organlarla birlikte toprağa girer ve çürür. Demek ki beden kıymetini ruhtan alıyormuş. Aynen öyle de amellerin kıymetli olması, Allah katında makbul olması, o amelin Allah için yapılmasına bağlıdır, yani amellerin ihlasla mayalanması, ihlas ruhuyla hayattar olması gerekiyor.
İnsanın ruhu gittiğinde bedeni de kıymetini kaybeder, aynen öyle de ihlastan mahrum bir amelin de öyle değeri kaybolur. Üstad'ımız Risalelerde esas olarak iman hakikatlerini işlemekle birlikte, hep ihlası ve onun muhafazasını telkin etmiştir.
Ayrıca niyetle ihlas arasında sıkı bir bağ vardır. Üstad Hazretleri; "Niyet bir ruhtur, o ruhun ruhu da ihlastır" buyuruyor. "Amelinizde rıza-yı İlâhi olmalı" denilirken, niyet de bu mananın içine dâhildir. İnsan bir amel işlerken zaten bir niyete girer; niyeti rıza-yı İlahi ise, ihlas ise ameli makbul olur, hayattar olur, ölümsüzleşir, bakileşir. Başka bir niyet ve gaye için yapılırsa, Allah indinde hiçbir ehemmiyeti ve kıymeti yoktur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Üstad hazretleri neden burada Amelinizde rızayı ilahi olmalı diyor. Yani madem niyetin içinde bulunan bir şeyse ihlas. Neden öyle diyor daha derin bir mana var sanki? Acaba bu nedir?
Üstad Hazretleri (Bediüzzaman Said Nursî), ihlası sadece kalpte var olan pasif bir niyet olarak değil, amelin bizzat ruhu, motor gücü ve yegâne gayesi olarak gördüğü için böyle ifade eder.
Buradaki derin mana şudur:
Süreklilik ve Amel İlliyeti: Niyet başlangıçtaki bir karar iken, amel zaman içinde yayılan ve nefsani arzuların (övgü, dünyalık, takdir edilme beklentisi) sızabileceği bir süreçtir. "Amelinizde rızayı İlahi olmalı" demek; ihlasın sadece eylemin başında tutulan bir niyet olarak kalmayıp, eylemin her anına ve detayına sirayet etmesi gerektiğini vurgulamaktır.
Sonuçtan Müstakillik: Amelin tek hedefi Allah'ın rızası olduğunda; netice alma, insanlara beğendirme veya başarı elde etme kaygısı ortadan kalkar. Amel, bizzat ihlasla yapıldığı an amacına ulaşmış olur.
Özetle; ihlas niyettedir, ancak amelin içine zerk edilmezse amel cansız bir ceset gibi kalır. Üstad, ihlası amelin sebebi ve ruhu kılmamızı ister.