"Asabiyet ve sıkıntıdan gelen bir titizlik, şiddetli münakaşalara sebebiyet vermeye başladı." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Asabiyet; insanın gergin ve sinirli olma haline denir. Gergin ve sinirli bir insan ise; çok titiz ve hassas olur, normal bir duruma bile aşırı tepki gösterebilir. Hassas ve titiz olan insanlar, herkesle münakaşa hatta kavga edebilirler. Bu gibi durumlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini Üstad Hazretleri şu şekilde izah ediyor:

"Sizdeki ihlâs ve sadakat ve metanet, şimdiki ağır sıkıntılarda birbirinizin kusuruna bakmamaya ve setretmeye kâfi bir sebeptir. Risale-i Nur zinciriyle kuvvetli uhuvvet öyle bir hasenedir ki, bin seyyieyi affettirir. Haşirde, adalet-i İlâhiye, hasenelerin seyyielere râcih gelmesiyle affettiğine binaen, siz de hasenelerin rüçhanına göre muhabbet ve af muamelesini yapmak lâzımdır. Yoksa bir seyyie ile hiddet etmek, sıkıntıdan gelen bir titizlik, bir asabîlikle zararlı bir hiddet, iki cihetle zulüm olur. İnşaallah, birbirinize sürurda ve tesellide yardım edip, sıkıntıyı hiçe indirirsiniz."(1)

İnsanları bazı hataları ve kusurları değil, umumî ahvali ile değerlendirirsek, insaf ve adalet ile hareket etmiş oluruz. Yoksa birkaç hatasını nazara alıp, diğer hasletlerini görmez isek, ona zulmetmiş oluruz. Bu da husumete sebep olur.

Her insanın noksan tarafları, za’fiyet noktaları ve hoş olmayan halleri vardır. Bir insanın birkaç hatasından dolayı veya bize göre yanlış olan bazı davranışları yüzünden, onun güzel hasletlerine bakmamak, iyiliklerini hiçe saymak, meziyetlerini dikkate almamak, düşmanca bir tavır almak, ne insafa ne vicdana sığar ne de Kur’an ve sünnetin ölçülerine uyar.

"Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez. Hasenenin on sayılmasıyla, seyyienin bir sayılmak sırrıyla, insaf odur ki: Bir seyyie, bir hata görünse de, sair hasenata karşı kalbi bulandırıp itiraz etmemektir.”(Barla Lâhikası)

Gözüne küçük bir kıl düşen kişi, koca bir dağı göremediği gibi, art niyetli ve peşin hükümlü biri de sevmediği ya da tanımadığı insana güzel gözle bakamaz, ondaki güzel hasletleri görmez ya da görmek istemez. Ondaki çakıl taşı gibi ehemmiyetsiz hatalarını ise dağ gibi görür.
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin buyurduğu gibi; “Bir mü'minin bir tek seyyiesiyle, bütün hasenatını örter."

Kişileri hatalarıyla sevmek, düşmanımız bile olsa güzel yanlarını görüp takdir etmek insaflı Müslüman’ın şiarıdır. Müslümanca tavır, vicdanî hareket ve asıl kemal budur.

Ayrıca aile içinde de bu adil nazarı taşımak gerekir.

(1) bk. Şualar, On Üçüncü Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.644
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

k.toprak

Sosyal hayatımda dönüşüm yaşayacağım ve bir hatadan dönmeme yarayacak bir detayı açıklamışsınız Rabbim size ve tüm Nur talebelerine dünyada cennet huzurunu mutluluğunu yaşatsın  Üstadımızdan ve sizlerden  Allah b inlerce kez razı olsun sevindiriyorsunuz bizleri

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...