"Şirk öyle bir cürümdür ki, her bir mahlûkun hakkına ve şerefine ve haysiyetine bir tecavüzdür." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün kainat ve içindeki her şey bir takım ruhu ile insana hizmet ediyor. Güneş, insan için doğar, insan için batar. Bulutlar, insan için toplanıp dağılır. Dağlar, insan için yerinde sebatla oturur. Bu keyfiyetlere bakıldığı zaman bütün mevcudat insanın hayatına ve yaşamasına hizmet ediyor ve alacaklı duruma geçiyor. Onların insanlardan hal dili ile talep ettiği tek ücret ise, insanın Allah’a karşı iman ve ibadetleridir. Yani kainatın insana bir takım gibi hizmet etmesinin ana sebebi, insanın Allah’a olan kulluğudur. Şayet insan şirk ve gaflet ile iman ve ibadeti terk ederse, bütün kainatın maksadını inkar ve hizmetini hafife almış oluyor. Böyle bir çirkinliğe karşı elbette kainat ve onun sahibi olan Allah ilgisiz ve kayıtsız kalmaz. Elbette insana bunun hesabını sorar.

Amiyane bir temsil ile bu meseleye şöylece bakabiliriz:

Bir futbol takımı topu sürerek getirip golcülerine verse, o golcü de topu kaleye atma imkanı varken boş alana atsa, o takımın emeğini ve gayretini heba etmiş ve takım arkadaşlarına büyük bir haksızlık ve zulüm etmiş sayılır. Elbette takımın teknik sorumlusu, bu golcüden hem kendi hem de takım adına hesap sorar ve sormalıdır.

Aynı şekilde kainat da bir takım gibi Allah’ın tedbir ve terbiyesi ile hayatı sürüp insana veriyor, insan da bu hayatı ibadet kalesine atıp hanesine puan yazdırması gerekirken, hayatını küfür ve gaflet boşluğuna atıp bütün kainatın hakkına ve hukukuna tecavüz etmiş oluyor. Elbette kainatın yaratıcısı ve müdebbiri olan Allah insandan dehşetli bir hesap soracaktır. Güneş Allah’ın varlığına ve birliğine kuvvetli bir ayet iken, onun ayet yüzünü inkar ederek ona tapınmak ona bir hakaret ve tecavüz değil de nedir acaba?

İşte şirkin böyle azim bir zulüm ve çirkinliği bulunuyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...