"Asya’da hükmedenler, Kur’ân’ın Risale-i Nur gibi tefsirleriyle mübareze edemezler." Avrupa’da hükmedenler, mübareze edebilir mi?
Değerli Kardeşimiz;
"Risale-i Nur, tefsir olduğu haysiyetiyle, Kur’ân-ı Hakîm ile bağlanmış. Kur’ân ise, küre-i arzı Arşa bağlayan cazibe-i umumiye gibi bir hakikat-icazibedardır. Asya’da hükmedenler, Kur’ân’ın Risale-i Nur gibi tefsirleriyle mübareze edemezler. Belki musalaha ederler, ondan istifade ederler ve himaye ederler." (Tarihçe-i Hayat, Eskişehir Hayatı, Müdafaatımın İkinci Tetimmesi)
Mübareze, burada ilmi bir mübareze değil, dini değerler üzerinde zorbalık ve baskı kurarak siyaset yapma manasında kullanılıyor. Yoksa ilmi manada Risale-i Nur ile Avrupa da mübareze edemez.
Asya'da din, toplumların can suyudur. Toplumun sevk ve idaresinde dinin rolü ve tesiri Avrupa'ya nazaran hayati bir öneme sahiptir. Bu yüzden, Asya ülkelerinde hükümetler ve siyasiler dini ve manevî yapıları göz ardı edemez ve dini değerleri yok sayamaz. Yok saymaya kalkarsa toplumu sevk ve idare etmeleri pek müşkülleşir.
Avrupa'da durum aksinedir, Avrupa'da akıl kilisenin otoritesine meydan okudu, sonra terakki edip medenileştiler.
Özetle Asya'da iktidara gelenlerin dini değerlerle ya da dini yapılarla çatışarak hükmetmeye çalışması içtimaî ve siyasi açıdan mümkün değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü