"Avâm-ı nâsa göre zâhir-i şeriatı hakikat-i şeriat zannedip, havassa münkeşif olan şeriatın mertebesine hakikat ve tarikat namı vermek yanlıştır." İzah eder misiniz?

Soru Detayı

- Burada geçen havassa inkişaf eden şeriatın mertebesi nelerdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Havas tabaka" denildiğinde başta peygamberler, evliyalar, arifler ve salih insanlar akla gelir. Bu zatlar gerek imanda gerek ibadet ve takvada gerek ahlakta çok yüksek makamlara ulaşmış insanlardır.

Şeriat, basit bir insana da çok yüksek makam sahibi bir peygambere de tecelli ediyor. Basit bir insanın şeriatı anlaması, algılaması ve yaşaması da basit olacaktır, ama havas dediğimiz insanların aynı şeriattan istifade etmesi basit insanınki gibi basit olmayacaktır.

Mesela Hazreti Ebu Bekir (ra)’in şeriat denizinden aldığı su miktarı yüz bin ton ise, basit bir insanın aldığı su miktarı bir iki litredir.

Tarikat ehli şeriatın basit bir insandaki tecellisini şeriatın aslı ve en yüksek boyutu olarak görürken, havas insanlardaki tecellisini ise tarikat ve hakikat olarak görüyor ki bu büyük bir hatadır. Misal üzerinden gidecek olursak, Hazreti Ebu Bekir (ra)’in şeriat denizinden aldığı yüz bin ton suyu tarikat olarak görürken basit bir insanın aldığı bir iki litreyi asl-ı şeriat olarak görüyor.

Peygamberlerde, sahabede, evliya ve asfiyada görünen bütün üstün özellikler ve faziletler şeriatın eseri ve şeriatla kazanılmış özelliklerdir. Tarikat dedikleri şey şeriata hizmet eden bir hizmetçidir.

Tarikat ve tasavvuf gibi meslek ve meşreplerin özü ve ruhu şeriattan ahzedilmiştir. Lakin bu öz ve ruhu anlama ve anlatma metotları insanların kesp ve gayretlerine bakıyor, ona göre şekil alıyor. Yani tarikatlar beşeri ürünlerdir. Böyle olunca, tarikata ve tasavvufa tam bir şeriat nazarı ile bakılamaz. Bu sebeple anlaşılmak ve anlatmak noktasında şeriat gibi geniş ve şaibesiz olamıyor, en azından onun derece ve makamına yetişemiyor.

Şeriat, peygamberler vasıtası ile gönderilmiş hakikatin en saf ve şaibesiz halidir. Doğrudan Allah’ın bir tarifi ve tanımı olduğu için, hiçbir beşeri sistem ya da kazanımlar onun derece ve mertebesine ulaşamaz...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...