"Bâkî-i Sermedînin daire-i marziyâtında esmâsına yapışıp, ebed yolunda o Bâkîye müteveccih olup gitmektir." cümlesini izah eder misiniz?

Soru Detayı

- Daire-i marziyatında esmasına yapışmayı nasıl anlamak lazım, dil ile zikir edilebilir fakat kalbi, ruhu, aklı, bütün letaifi ile nasıl denir?
- İnsanlarla iç içeyken özellikle nasıl Allah ile beraber olunur? 

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Öyleyse, böyle bir insanın hakikî vazifesi ve saadeti, bütün cihazatı ve istidadatıyla o Bâkî-i Sermedînin daire-i marziyâtında esmâsına yapışıp, ebed yolunda o Bâkîye müteveccih olup gitmektir.”(1)

Kalp mecazi aşklardan sıyrılır, temizlenir ve ilahi aşkla dolup taşarsa, akıl kainatta tecelli eden isim ve sıfatların nakışlarını cilve ve tecellilerini tefekkür ederse, ruh farz ve sünnet olan ibadet ve zikirler ile beslenirse, latife ve duygular takva ile korunursa, o zaman insan Allah’ın rızası dairesinde ilahi isimlere yapışmış, yani o isimlerin gereği gibi yaşıyor demektir.

Sahabeler insanlar ile iç içe yaşarken kalpleri, akılları, ruhları ve sair latifeleri Allah Allah diye inliyordu. İman sağlam ve tahkiki olduktan sonra insanlar ile iç içe yaşamak huzur-u İlahiyeye zarar vermez.

İnsanın her bir azasının ayrı bir vazifesi ayrı bir ibadet şekli vardır. Örneğin, kalbin vazifesi sevmek ibadeti ise muhabbetullahtır. Aklın vazifesi düşünmek, ibadeti ise tefekkür yani Allah’ın sanatlarını inceleyerek sanatın arkasında duran isimlere intikal etmektir.

İnsanın en büyük vazifesi, mahiyetinde farklı amaç ve vazifeler için verilmiş olan duygu ve cihazları Allah’ın rızası dairesinde işlemek ve yüzlerini ahirete çevirmektir. İnsan bu büyük vazifeyi ihmal ederse, insanın latife ve cihazları dünyanın adi ve önemsiz işlerinde heba olup gider. Örneğin akıl kainat sanatını inceleyip ilahi isimleri bulmak yerine, nefsin adi arzularını tatmin etmede kullanılan adi bir oyuncağa dönüşür.

Risale-i Nur'u çokça okur, tahkiki bir şekilde hazmeder, elimizden geldiği kadar sünnet-i seniyyeye ittiba edip, günahlardan kaçınarak takvaya girersek, inşallah Allah’ın rızası dairesinde ilahi isimlere yapışmış yani o isimlerin gereği gibi yaşayabiliriz. Örneğin Adl isminin gereğini yapmak her işimizde adaletli olmakla olur, Kuddüs isminin gereği ise maddi ve manevi kirlerden arınmak ve temiz bir hayat sürmek ile olur...

(1) bk. Lem'alar, Üçüncü Lem'a, Üçüncü Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...