"Bazen adavet şiddet-i muhabbetten gelir." Bu ifadeye göre, insanlara karşı sevgi ve muhabbette ölçü ne olmalıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"S - Sen eskiden umum şeyhlere muhabbet, hattâ müteşeyyihlere de hüsn-ü zan ederdin. Neden şimdi bid'aya düşmüş bir kısım müteşeyyihlere hücum ediyorsun?"

"C - Bazan adavet, şiddet-i muhabbetten gelir. Evet, nefsim için onları ne kadar severdim; nefs-i İslâmiyet için bin derece daha ziyade onlara âşıktım."(1)

İnsanları Allah için sevip, onlara Allah için buğz etmeliyiz. Ölçü bu olmalıdır. Bir kimse İslam’a hizmet ediyor ise, onu Allah için sevmeli ve desteklemeliyiz. Şayet o kimse yoldan çıkarsa, muhabbetin sebebi olan livechillah gittiği için, muhabbet de gider. Nefret muhabbetin zıddı olduğu için, muhabbetin gittiği yeri hemen doldurur, muhabbete yer bırakmayabilir. Bu bir âdetullahtır.

Çok sevdiğimiz birisinin ihaneti ile az sevdiğimiz birisinin ihaneti aynı derecede insana dokunmaz. Çok sevdiğimiz kimsenin ihaneti daha ağır olduğu için, nefret de ona göre ağır ve şiddetli düşer. Muhabbetin şiddeti, nefrete en yakın sınırdır. Az bir ihanet ve kusur, çabucak nefret sınırına geçirebilir.

Bununla beraber, müteşeyyih (hakikatte kendisinde şeyhliğin esamesi olmadığı halde, şeyhlik taslayanlar) olan kişilere hüsnüzan edip kendilerine arka çıksam, yanlışlıklarına devam ederler. Onlara olan sevgim, onların yanlışlıklarını şefkatle söylemek hatta onlara zıt durmamı gerektiri. Tâ ki kendilerini düzeltsinler. Bir babanın yanlış yapan çocuğuna şefkatten tokat atması gibi. Veya bir doktorun şefkatle bir hastanın ameliyatında onun bir taraflarını kesmesi gibi...

Üstad, onların vazifesi için;

"Lâkin, onların asl-ı esas-ı mesleği, kulûbun tenviri ve raptı, yani fazilet-i İslâmiye üzerine sülûk, yani hamiyet-i İslâmiye ile tehattüm, yani İslâmiyet için hayatta zühd ve ravhı terk, yani ihlâs için terk-i menafi-i şahsî, yani, tesis-i muhabbet-i umumiyeye teveccüh, yani ittihad-ı İslâmiyeye hizmet ve irşad..."(2)

olması gerekirken, maalesef bazıları birbirlerini inkar etmek, rahata talip olmak, menfaatlerini davanın önüne almak gibi zaaflara girdikleri için onları tenkit ediyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...