"Bütün ezhânı zapt ve bütün ukulü meşgul eden nokta-i medeniyet, terakki ve dünyadır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Saniyen: Zaman-ı Saadette bir inkılâb-ı azîm-i dinî vücuda geldi. Bütün ezhânı nokta-i dine çevirdiğinden, bütün muhabbet ve adaveti o noktada toplayıp muhabbet ve adavet ederlerdi. Onun için, gayr-ı müslimlere olan muhabbetten nifak kokusu geliyordu. Lâkin, şimdi âlemdeki bir inkılâb-ı acîb-i medenî ve dünyevîdir. Bütün ezhânı zapt ve bütün ukulü meşgul eden nokta-i medeniyet, terakki ve dünyadır. Zaten onların ekserisi, dinlerine o kadar mukayyed değildirler. Binaenaleyh, onlarla dost olmamız, medeniyet ve terakkilerini istihsan ile iktibas etmektir. Ve her saadet-i dünyeviyenin esası olan âsâyişi muhafazadır. İşte bu dostluk, kat'iyen nehy-i Kur'ânîde dahil değildir."(1)

Peygamber Efendimiz (asm) Asr-ı saadet'te çok büyük bir manevi devrim gerçekleştirerek bütün akılları ve kalpleri, Allah’a ve ahirete çevirtti. Bu asrın Müslümanları yani sahabeler her şeyi bu eksen üzerine kurdu. Birisini sevdiği zaman Allah için sever, düşmanlık ettiği zamanda Allah için düşman olurdu. O dönemde gayri müslimlerde sevilecek sıfatlar pek aza indiği ya da hiç kalmadığı için, onlara olan muhabbet nifak gibi olurdu ya da öyle algılanırdı.

Ama şimdi devran değişti, insanlık ortak akıl ile yeni bir medeniyet inşa edip dünyevi bir gelişim sergilediler. Bu değişim İslam’ın da onayladığı bir değişimdir. Dolayısı ile bu ortak medeniyetin her toplumda yansımaları oldu. Hristiyanlarda bu medeniyetten kemal sıfatlar kaptılar. Dolayısı ile sırf bu sıfatlardan dolayı bir Hristiyan’ı sevmek normal bir durum haline geldi.

Üstad Hazretleri bu hususu şöyle izah ediyor:

"Hem de bir adam zâtı için sevilmez. Belki muhabbet, sıfat veya san'atı içindir. Öyleyse her bir Müslümanın her bir sıfatı Müslüman olması lâzım olmadığı gibi, her bir kâfirin dahi bütün sıfat ve san'atları kâfir olmak lâzım gelmez. Binaenaleyh, Müslüman olan bir sıfatı veya bir san'atı, istihsan etmekle iktibas etmek neden câiz olmasın? Ehl-i kitaptan bir haremin olsa elbette seveceksin!.."(2)

Hristiyan birisindeki müslim sıfat sevilirken ya da sevilmeye layık iken, Müslüman birisindeki kafir sıfat sevilmeyebilir ya da sevilmeye layık değildir. Hatta maalesef medeniyetin bu kemal sıfatları Hristiyanlarda daha yoğun hale geldi. Müslümanlar bu hususta geriledi, tabi Kur’an ve sünnetten uzaklaştıkları için...

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Ceveplar.
(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...