"Beşeri gurura, enaniyete, firavunluğa sevk eden iktidarı da tabiat gibi inkâr ediyorum... Fiilî dua nevinde samimî bir ihtiyaç ile cüz’î kesbi, bir makbul dua hükmüne geçer." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Keşfiyatlar, insanların bu asırda mazhar oldukları fen ve teknolojidir. Kuvvet ve iktidar ise, bu fen ve tekniğin insanların hizmetine sunduğu bir takım nimetlerdir. Mesela füze, savaş uçağı, atom bombası gibi kitleleri kolaylıkla imha edecek silahlar, Allah’ıtanımayan ve ondan korkmayan keferelere vehmî bir İlahlık davasını ve sahte bir kuvveti vermiş. Bu yüzden, aşırı derecede şımarıp kibir ve gurura giriyorlar. "Biz bu silahlarla her istediğimizi yaparız, kimse bize dur diyemez" gibi bir ruh haline bürünüyorlar. Hatta imtihan icabı, Allah onlara bir mühlet ve imkân da veriyor. Onlar bu mühlet ve imkânı zulüm yapmakta, kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları katletmede kullanıyorlar. Birinci ve İkinci Dünya savaşları bunun en bariz delilidir.

Hâlbuki fen ve teknik sahasındaki gelişmeleri Allah insanlara fiilî duasının, yani çalışıp gayret etmesinin bir neticesi olarak ikram ve ihsan ediyor. İnsanların bu gibi büyük ve harika nimetleri Allah’tan bilip şükretmeleri gerekirken, kibir ve gurura sapıyor, zulmediyor, hadlerini aşarak, Allah’a meydan okuyorlar. İşte Üstad Hazretlerinin "inkâr ediyorum" dediği husus, beşerin bu haksız temellük davasıdır.

Hâlbuki fen ve teknik, Allah’ın bu asrın insanlarına büyük bir ihsanıdır ve şükür isterler. Bunların zülüm ve cinayette değil, adaletin tesis edilmesinde istihdam olunması iktiza eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.596
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...