"Beşerin musibetini ikileştiren sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün ilacı oruçtur." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Orucun insana kazandırdığı en büyük kârlardan birisi de sabır ve tahammüldür.

Sabır, Allah’ın kâinatta cari olan sebeb-netice tertibine harfiyen uymak, hâdiselerin zincirindeki sıralamaya riayet etmek, hedefe giden basamakları teker teker çıkma konusunda dikkatli ve titiz olmaktır.

Mesela, beş katlı bir bina düşünelim; bu binanın her bir basamağına küçük hediyeler konulmuş, ama asıl büyük hediye en son basamağa konulmuş. O büyük hediyeye ulaşmanın yolu, her bir basamağı teker teker çıkmaktır. Eğer hırs gösterilir, basamaklar ikişer üçer atlanırsa o büyük hediyeye ulaşılamaz. Sabırsızlık gösteren ve hırs ile hareket eden kişi, hem atladığı basamaklardaki hediyelerden hem de o büyük hediyeden mahrum kalır.

“Cenâb-ı Hak, Hakîm ismi muktezası olarak, vücud-u eşyada, bir merdivenin basamakları gibi bir tertip vaz’ etmiş. Sabırsız adam, teennî ile hareket etmediği için, basamakları ya atlar düşer veya noksan bırakır, maksud damına çıkamaz. Onun için hırs mahrumiyete sebeptir.” (Mektubat, 23. Mektub)

Allah, hem insanın maddî ve manevî tekâmül etmesi hem de isim ve sıfatlarının tecelli etmesi için her şeye bir tertip ve sünnetullah denilen kanunlar koymuştur. Sabır ise bu tertibe uymak oluyor. Oruç insana sabretme gücü vererek kâinatın nizamına hizmet ediyor, diyebiliriz. Çünkü bütün keşmekeşlikler ve kavgalar kâinatta var olan tertibe riayet etmemekten çıkıyor.

Tahammül ise, insanın hâdiseler, bela ve musibetler karşısındaki göstermiş olduğu tavırdır. Kulun, Cenab-ı Hakk'ın yanındaki kıymeti bela ve musibetler karşısındaki gösterdiği tavır ve sabır nisbetindedir. Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve keremi, af ve mağfireti, kullarının sabır, sadakat, ihlâs, metanet ve teslimiyetine göre tecelli eder, ona göre mükâfatlandırır. Kimi kullar sıfat-ı cemâl, kimisi de sıfat-ı celâl altında terbiye ve imtihan olurlar. Cenab-ı Hak sevdiği kulunu bela ve musibetlerle ve hastalıklarla imtihan eder.

Sabır uzun solukludur, tahammül ise hâdiseler karşısında gösterilen anlık dayanma gücüdür. Oruç her ikisini de insana kazandıran manevî bir ilaçtır.

Mesela, birisi geldi çeşitli desiselerle seni yolundan döndürmek, gayenden saptırmak için tahrik etti. Senin o anki tavrın ve dayanma gücün tahammül, hedefi düşünerek neticeye hasr-ı fikir etmen sabır oluyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muhammed-said-akdağ
''beşerin musibetini ikileştiren sabırsızlığın'' ifadesini anlayamadım biraz açar mısınız niçin musibet ikileşiyor sabırsızlık ile?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Musibetin kendisi birinci azap oluyor, bu azap karşısında insanın sabır göstermeyip isyan ve şikayete başvurması da ikinci azap oluyor. Oysa sabredilse başa gelen ilk azap tek kalacak, hatta sabır ile, musibetin kimden geldiğini tefekkür sayesinde, azap ve sıkıntı yarıya inecek, bir müddet sonra tamamen ortadan kalkacak.

Musibetler karşısında sabırsızlık ve isyan hem musibetin ömrünü ve tahribatını arttırıyor, hem de musibeti ikileştiriyor; yani manevi ve psikolojik rahatsızlıklara yol açarak ikinci bir belaya insanı sokuyor. Yani isyan ve sabırsızlık maddi musibetin manevi musibeti doğurmasına yol açıyor, bu da musibetin birken iki olmasına neden oluyor.

Bir musibet yüzünden psikolojisi bozulup kendini içkiye ve uyuşturucuya vererek hayatını zehir eden çok insanlar var...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
muhammed-said-akdağ

Allah razı olsun 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...