"Beyanat-ı Kur’aniye beşerin ilm-i cüz’îsine, bahusus bir ümmînin ilmine müstenid olamaz. Belki, bir ilm-i muhite istinad ediyor..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Beşer tarafından ne kâinatın yaratılış hakikatinin, ne esma, sıfat ve şuun-u İlahiyenin, ne ef’al-i Rabbaniyenin; ne iman ve İslam’ın rükünlerinin ve bunların teferruatının bilinmesi mümkün değildir. Beşer o kısa ve sönük aklıyla, bu hakikatlerin ancak çok cüzi bir kısmını bilebilir.

Kur’an-ı Kerim, bütün bu konuları teferruatlı ve mükemmel olarak izah etmesiyle ispat ediyor ki, ondaki bu gaybi hakikatler Peygamberimizin (asm) ilmine değil, vahy-i İlahiye dayanmaktadır. O sevgili kuluna (asm.), içinde hiçbir eğrilik, yanlışlık bulunmayan Kur’an'ı inzal eden Allah’a ne kadar hamd etsek azdır. Zira bizim aklımızı çok aşan bu hakikatleri Peygamberimiz (asm)'den ve ona nazil olan İlahi fermandan öğrenmiş bulunuyoruz.

"Beyanat-ı Kur’âniye beşerin ilm-i cüz’îsine, bahusus bir ümmînin ilmine müstenid olamaz. Belki, bir ilm-i muhite istinad ediyor ve cemî eşyayı birden görebilir, ezel ve ebed ortasında bütün hakaikı bir anda müşahede eder bir zatın kelamıdır." (Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Üçüncü Şule, Birinci Ziya)

Kur’an’ın o eşsiz, geniş, ihatalı ve mucizevi olan beyan ve ifadeleri bir insanın sınırlı, basit ve noksan fikrinin eseri olamaz. Kur’an kâinatı okuyor, ezelden ebede uzanıyor, ölümün arkasından bahsediyor ve gaybdan haber veriyor. Bütün bunlar ancak her şeyi kuşatan bir ilme her şeyi gören bir göze mahsustur.

Bir karıncanın bir dağı kaldırıp götürmesi nasıl mümkün değilse, aynı şekilde dağ gibi ayetleri karınca gibi insanların ifade etmesi ve insan mahsülü olması da asla mümkün değildir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- KUR'AN-I KERİM.

- Bediüzzaman Said Nursi'de Kur'an İ'cazının Beyanı ile İlgili Yenilikler.

- Bediüzzaman Said Nursi'ye Göre Kur'an'ın Mucizeliğini Açıklama Metodu.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...