"Beyanın selâmet ve sıhhati ise, hükmü, levazım ve mebâdisiyle ve âlât-ı müdafaasıyla ispat etmektir..." On Birinci Meseleyi özetler misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Beyanın selâmet ve sıhhati ise, hükmü, levazım ve mebâdisiyle ve âlât-ı müdafaasıyla ispat etmektir. Şöyle ki:

Bir hükmün levazımını ihlâl etmemek, rahatlığını bozmamak ve nazara almak ve mebadîsinden istimdad-ı hayat etmek için müracaat etmek ve hücum eden evhamın itirazatına mukabele edecek sual-i mukaddere cevap olan kuyudatıyla tekallüt etmek gerektir. Demek, kelâm meyvedar bir ağaçtır..."(1)

Burada cümle ve kelamın sağlam ve sağlıklı olması ve muhatabın her talebini karşılamasının mahiyet ve gerekçelerine işaret ediliyor. Bir cümle veya kelam hüküm, hükme gerekli olan lazımlar, onun öncüsü olan mantık alt yapısı ve muhtemel gelebilecek itiraz ve hücumlara karşı hazırlıklı olmakla mükemmel olabileceğinden bahsediliyor.

Cümle içinde ifade edilen hükmün levazımını ihlal etmemek gerekir. Yani cümle içinde hüküm verilirken, hükme gerekli bütün lazım maddeler ve onu kuvvetlendirecek unsurlar müthiş incelik ve ahenk içinde sunulmalıdır. Bir adam cümleye baktığı zaman hem hükmü hem de hükmü gerekli kılan lazımları görebilmelidir. Bunun cümle içinde ihlal edilmemesi gerekir.

Ayrıca o hükmün mebadisi, yani öncülleri ve önermeleri mükemmel bir şekilde cümle içinde dizayn edilmelidir ki, hükme dayanak ve kuvvet olsun. Yani hükmü ispat eden mantıki alt yapı iyi bir şekilde cümle içinde tanzim edilmelidir. Bu akla gelebilecek itirazlara ve tenkitlere bir set olur.

Ayrıca hücum eden vehim ve vesveselere karşı cümle içinde mukadder cevapların olması iktiza eder. Yani akla gelebilecek bütün vehim ve vesveseler için hazırlanmış cevaplar, cümlenin belagat kıvrımları içinde bulunmak gerekir. Yani mukadder soruya mukadder cevap vermek şeklinde cümle kurmak.

Güya cümleyi kuran müellif, cümleyi öyle bir surette kurar ki cümle sanki on akıl ile düşünülmüş yüz kişi ile etrafı çizilmiş bir heyet üzerinde çalışmış gibi kapsamlı ve kuşatıcı bir niteliktedir. Eksik ve hücuma maruz bir nokta kalmamış gibi kemaldedir.

İşte Kur’an’nın her bir kelam ve cümlesi bu kabilden kelam ve cümlelerdir. Zira onun arkasında duran güç, sonsuz ilim ve sonsuz kelam sıfatıdır. Elbette sonsuz ilim tarafından müheyya edilmiş bir kelamı, cüzi ve basit nazarlı insanlar alt edemezler onda eksik ve kusurlu bir nokta bulamazlar.

(1) bk. Muhakemat, İkinci Makale (Unsuru'l-Belagat), On Birinci Mesele.

İlgili ders videosu için tıklayınız:
- Prof. Dr. Şadi Eren, Muhakemat Dersleri (35. Bölüm).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...