Bir Dava Adamının Notları'ndaki "Unutma yoktur. Himmetsizsiniz." ifadesini nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Unutmak; insanın dikkatsizlik ve tembelliğinin bir sonucudur. Yani insan istese bir şeyi unutmayabilir. Nitekim zihnine ve kalbine iz bırakmış olayları insan hiçbir zaman unutmuyor. Demek insan önemsemediği, üzerinde dikkatle durmadığı şeyleri unutmaya meyillidir. Bu da bir gayretsizlik ve himmetsizliktir.

Üstadımız'ın "himmetsizsiniz" ifadesindeki incelik, insanın önemsemediği ve üzerinde dikkatle durmadığı şeyleri unutmaya mahkûm olduğunu ifade ediyor. Oysa iman hizmeti ile ilgili hiçbir vazife unutulmaz; çünkü bu vazife bizim hayatımızın en değerli en önemli konularıdır. İnsan en değerli en önemli vazifelerini asla unutmaz; şayet unutuyorsa demek o vazife onun hayatında ikinci ya da üçüncü planda demektir.

Ayrıca hayatta önemsiz konulara çok önem verilirse önemliler için yer kalmaz. Önemlilerin yerini önemsizler işgal eder ve önemliler unutulmaya başlanır. Önemli şeyleri bırakıp, önemsizlerle uğraşan kişi, hakikat noktasında himmet ve hamiyetten uzaktır.

"Bir şeyi unuttuğumuzda Üstad; 'Ben tabiatperestliği inkâr ettiğim gibi, unutmayı da inkâr ediyorum. Unutma yoktur. Himmetsizsiniz.' derdi." (Bir Dava Adamının Notları-I: Dikkat ve Hafıza)

Buna ek olarak şöyle bir mana da anlaşılabilir:

Üstad'ın “Unutma yoktur, himmetsizsiniz!” sözüyle kastettiği şey, günlük hayattaki hafızanın zayıflamasını veya bir şeyi hatırlayamamayı inkâr etmek değildir. Burada “unutma”yı daha derin bir manada kullanıyor.

Şöyle anlayabiliriz:

  • Tabiatperestlik: “Bu işler kendi kendine oluyor.” demektir.
  • Unutma: “Yapılan şeyler tamamen siliniyor, hiçbir kayıt ve muhafaza yok.” şeklindeki gaflet anlayışıdır.
  • Hâlbuki Allah'ın kudret ve hikmeti açısından hiçbir şey gerçekten kaybolmuyor. İnsanların amelleri yazılıyor, sözleri kaydediliyor, ömürleri ve yaptıkları muhafaza ediliyor; ayrıca eşyanın neticeleri ve eserleri Allah'ın ilminde malumdur.

Üstad'ın “himmetsizsiniz” demesi de çok dikkat çekici. Yani: “Siz, Allah'ın kudretinin ve hikmetinin eserlerini görmeyip, bunların yok olduğunu veya unutulduğunu zannediyorsunuz. Halbuki kâinatta hiçbir şey başıboş ve kayıtsız değildir.”

Buradaki “unutma yoktur”, özellikle Allah hakkında düşünürsek, “Allah hiçbir şeyi unutmaz; hiçbir şey onun ilminden ve tasarrufundan çıkmaz” manasındadır.

Bir insan bir çiçeğe bakıyor. Çiçek açıyor, soluyor ve ortadan kalkıyor.

Gaflet nazarı der ki: “Çiçek gitti, bitti, unutuldu.”

Risale'nin nazarı ise der ki: “Hayır. O çiçek Allah'ın ilminde vardı, kudretiyle yaratıldı, vazifesini yaptı, tohumu bıraktı, başka çiçeklerin meydana gelmesine sebep oldu ve Allah'ın ilminden hiçbir zaman çıkmadı.”

Hatta insanın amelleri açısından mesele daha da açık: İnsan yaptığı iyiliği veya kötülüğü unutabilir; fakat Allah unutmaz. Ahirette bunların hesabı görülecektir.

Dolayısıyla cümlenin özünü şöyle özetleyebiliriz:

“Kâinatta Allah'ın nazarından kaçan, kaybolan, başıboş kalan ve gerçekten unutulan hiçbir şey yoktur. Siz kendi gafletiniz sebebiyle bunu ‘unutma’ zannediyorsunuz.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 13
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...