"Bir insan Allah’a hâlis bir abd olursa, Allah’ın mülkü olan kâinat, onun mülkü gibi olur." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Mümin olan bir insan şöyle diyebilir:
“Benim Rabb-i Rahîmim dünyayı bana bir hane yaptı. Ay ve Güneşi o haneme bir lâmba ve baharı, bir deste gül ve yazı, bir sofra-i nimet ve hayvanı bana hizmetkâr yaptı. Ve nebâtâtı o hanemin ziynetli levazımatı yapmıştır.”(1)
İnsan ihlaslı bir şekilde Allah’a kulluk eder, O’nun emirlerine uyar ve yasaklarından kaçınırsa, Allah bu kulundan razı olur ve ona bütün imkânlarını açarak her isteğini yerine getirir. Allah’ın mülkü razı olduğu kulunun mülkü gibi olur, yani onun istifadesine sunulur. Kul da kâinatta bulunan bütün bu ilahî varlıklara "Benim güneşim, benim ayım, benim dünyam, benim bahçem..." diyerek şefkatli Rabbi namına sahiplenir.
Mesela, Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.) Allah’ın razı olduğu ve en çok sevdiği bir kulu olduğu için, onun her duasını kabul edip ona sayısız ihsan ve ikramlarda bulunmuştur. Parmağının bir işareti ile Ay'ı ikiye bölmüş, susuz kalan ordusu için on parmağından pınar gibi su akıtmış, Onun izinden giden salih insanlarını da nice ihsanlara ve ikramlara mazhar etmiştir.
(1) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Benim güneşim, benim ayım, benim dünyam, benim bahçem..." diyerek şefkatli Rabbi namına sahiplenir demişsiniz. Mülk Allah'ındır. Fani olan insan Allah'ın mülkünü nasıl sahiplenir? Bir gün elinden çıkacağını ve onlara veda edeceğini biliyor. Bu sahiplenme nasıl bir histir örnekleri izah ederek açıklar mısınız?
İnsanın bu sahiplenme hissi, mülkiyetin gerçek sahibi olmak değil, bir "emanetçi" ve "muhatap" olma hissidir. Bunu şu iki temel nokta ile açıklayabiliriz:
Vekalet ve Şefkat Hissi: İnsan, Allah’ın yeryüzündeki halifesi olduğu için, çevresindeki her şeye O’nun namına bakar. Bir bahçıvanın, mülkiyeti kendisine ait olmayan bir bahçeye "Benim bahçem" diyerek titizlikle bakması gibi; insan da dünyayı Allah’ın bir sanatı olarak görüp ona şefkatle sahip çıkar.
Aynalık ve Bağlılık: "Benim güneşim" demek, "Bana hizmet eden, benim için yaratılmış olan güneş" demektir. Bu, bir gurur değil, aksine büyük bir ihsana karşı duyulan teşekkür ve yakınlık hissidir.
Örnekler:
Bir Misafir: Bir saraya davet edilen misafir, sofradaki meyvelere "Benim rızkım" der. Onları kendisi yapmamıştır ve birazdan bırakıp gidecektir; ancak o anki sahiplenme, ikramı yapan zata olan sevgi ve bağdan gelir.
Bir Memur: Bir valinin, devletin imkanlarıyla bir şehri "Benim şehrim" diyerek koruması, devletin otoritesini ve şefkatini temsil etme hissidir.
Kısacası; bu sahiplenme, fani bir canlının baki olan Yaratıcı ile kurduğu sevgi ve aidiyet bağıdır. İnsan, "Her şey O'nun olduğu için, O benim Rabbim ise her şey benimdir" mantığıyla kainatı kucaklar.