Block title
Block content

Habbe

İçerikler

  1. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. Eğer o âlem-i kebir bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur..." İzah eder misiniz?

  2. "Ben tevhid meyveleriyle yüklü bir ağaç dalıyım. Tevhid incileriyle dolu bir denizin damlasıyım." ifadesi kime aittir, Habbe Risalesi'nin başında zikredilmesinin hikmeti ne olabilir?

  3. Alemler, Hz. Muhammed (asm)'in nurundan mı yaratıldı?

  4. "Şu gördüğün büyük aleme, büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedi (sav) o kitabın katibinin kaleminin mürekkebidir..." Cümlesinde katip Allah, mürekkep Peygamber Efendimiz ise, kalem kimdir, nedir?

  5. "Eğer pek güzel şaşaalı bir cennet bahçesi tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî onun andelîbi olur. " Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in cennet bülbülüne benzetilmesini açar mısınız ?

  6. "Şu gördüğün büyük aleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa Nuru Muhammedi o kitabın katibinin kaleminin murekkebidir." cümlesinde, katip ALLAH, mürekkep Efendimiz (asv)'in nuru ise, kalem ne oluyor?

  7. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. " Mürekkepten kasıt nedir, açar mısınız biraz?

  8. "Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitab nazarıyla bakılırsa, Nur-u Muhammedî (A.S.M.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. Eğer o âlem-i kebîr, bir şecere tahayyül edilirse, Nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur..." devamıyla izah eder misiniz?

  9. "O âlem-i kebir bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur." Peygamber Efendimiz kâinatın yaratılmasının meyvesidir. Asıl meyve madem gelmiş ve gitmiştir; kâinatın devamına ne gerek var, insanlar neden yaratılmaya devam ediliyor?

  10. "Hilkat şeceresinin semeresi insandır. Malûmdur ki, semere bütün eczânın en ekmeli ve kökten en uzağı olduğu için, bütün eczânın hâsiyetlerini, meziyetlerini hâvidir. Ve keza, hilkat-i âlemin ille-i gaiye hükmünde olan çekirdeği yine insandır." izah eder misiniz?

  11. Kalbin ihtiyacat saikasıyla âlemin enva’ıyla, eczasıyla pek çok alâkaları vardır. Esmâ-i hüsnanın bütün nurlarına ihtiyaçları vardır. Cümlesini açar mısınız?

  12. "Ve keza, o kalbin öyle bir kabiliyeti vardır ki, bir harita veya bir fihriste gibi bütün âlemi temsil eder." Kalbin harita ve fihriste olmasını açıklar mısınız?

  13. "Ve keza o kalbin öyle bir kabiliyeti vardır ki, bir harita veya bir fihriste gibi bütün âlemi temsil eder. Ve Vâhid-i Ehad'den başka merkezinde bir şeyi kabul etmiyor. Ebedî, sermedî bir bekadan maada bir şeye razı olmuyor." izah?

  14. "O yüksek saraya nâzır ve münâdi ve teşrifatçı olur." izah eder misiniz?

  15. "Sonra, o şecerenin semeresi olan insandan bir tanesini şecere-i İslâmiyete çekirdek ittihaz etmiştir. Demek o çekirdek, âlem-i İslâmiyetin hem bânisidir, hem esasıdır hem güneşidir. Fakat o çekirdeğin çekirdeği kalbdir..." devamıyla izah eder misiniz?

  16. "Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır..." devamıyla izah eder misiniz?

  17. İnsanın çekirdeği olan kalb, ubudiyet ve ihlâs altında İslâmiyetle iska edilmekle imanla intibaha gelirse, nurânî, misâlî âlem-i emirden gelen emirle öyle bir şecere-i nurânî olarak yeşillenir ki, onun cismânî âlemine ruh olur. Bu cümleyi açıklar mısınız?

  18. "Eğer o kalb çekirdeği böyle bir terbiye görmezse, kuru bir çekirdek kalarak nura inkılâp edinceye kadar ateş ile yanması lâzımdır." cümlesini izah eder misiniz?

  19. "Ve keza o habbe-i kalb için, pek çok hizmetçi vardır ki, o hâdimler kalbin hayatıyla hayat bulup inbisat ederlerse, kocaman kâinat onlara tenezzüh ve seyrangâh olur." izah eder misiniz?

  20. "İnsanın çekirdeği olan kalb, ubûdiyet ve ihlâs altında İslâmiyet ile iska edilmekle îmânla intibaha gelirse, nurânî, misâlî âlem-i emirden gelen emr ile öyle bir şecere-i nurânî olarak yeşillenir ki, onun cismânî âlemine ruh olur." izah eder misiniz?

  21. "Eğer o kalb çekirdeği böyle bir terbiye görmezse, kuru bir çekirdek kalarak nura inkılâb edinceye kadar ateş ile yanması lâzımdır." izah eder misiniz?

  22. "Kalbin hâdimlerinden bulunan hayal, meselâ en zayıf, en kıymetsiz iken, hapiste ve zindanda kayıtlı olan sahibini bütün dünyada gezdirir, ferahlandırır..." cümlesini izah eder misiniz?

  23. Üstad kainatı ve tüm varlıkları eşsiz bir sanat eseri olarak görüyor; Risale-i Nur'un hayal ve (insanların ürettiği) sanat yaklaşımı nedir? Üstad, "Hattâ kalbin hâdimlerinden bulunan hayal, meselâ en zayıf, en kıymetsiz iken, hapiste ve zindanda kayıtlı olan sahibini bütün dünyada gezdirir, ferahlandırır..." derken, bir yazar, "Sanatın değil sadece, sanatçının da muhafazakarı olmaz..." diyor. Risale-i Nur ışığında konuya nasıl yaklaşmak gerekir?

  24. "İnsanın çekirdeği olan kalb, ubudiyet ve ihlâs altında İslâmiyet ile iska edilmekle imanla intibaha gelirse, nurânî, misâlî âlem-i emirden gelen emirle öyle bir şecere-i nurânî olarak yeşillenir ki, onun cismânî âlemine ruh olur..." Açıklar mısınız?

  25. "Evet, aynada irtisam eden bir bahçe, hareket, tegayyür ve sair ahvalinde aynaya tâbi olduğu gibi, her şahsın âlemi de, merkezi olan o şahsa tâbidir: Gölge ve misal gibi." Açıklar mısınız; gölge ve misal ne demektir?

  26. Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır... Burayı izah eder misiniz?

  27. "Dünyada sana ait çok emirler vardır. Amma ne mâhiyetlerinden ve ne âkıbetlerinden haberin olmuyor..." cümlesini devamıyla birlikte izah eder misiniz?

  28. "... Biri de insaniyettir. Bu ise, zeval ve beka arasında mütereddittir. Dâim-i Bâkînin zikriyle muhafazası lâzımdır." İzah eder misiniz?

  29. "Dünyada sana âit çok emirler vardır. Amma ne mahiyetlerinden ve ne âkıbetlerinden haberin olmuyor..." devamıyla izah eder misiniz?

  30. "Otuz seneden beri iki tâğut ile mücadelem vardır. Biri insandadır, diğeri âlemdedir. Biri Enedir, diğeri Tabiattır. Birinci tağutu gayr-ı kasdî, gölge-varî bir ayine gibi gördüm... İkinci tağut ise, onu İlahî bir san'at, Rahmânî bir sıbğat, yani nakışlı bir boya şeklinde gördüm." devamıyla izah eder misiniz?

  31. "Biri de belâ ve musibetlerdir. Bunlar zâildir, devamları yoktur." Müslüman olmayan bir Afrikalı, dünyada iken de sıkıntı çekiyor, öldükten sonra da azap görecek. Bu durumda bela ve musibetler nasıl geçici olabilir?

  32. "Lezzetleri terk etmek evladır." cümlesi ile "Şükür etmek için lezzetler takip edilebilir." cümlesini nasıl tevfik edebiliriz?

  33. "Biri de belâ ve musibetlerdir. Bunlar zâildir, devamları yoktur. Zevalleri düşünülürse, zıtları zihne gelir, lezzet verir." İzah eder misiniz?

  34. "Dünyanın âkıbeti ne olursa olsun, lezâizi terk etmek evlâdır. Çünkü, âkıbetin ya saadettir, veya şekavettir." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  35. "Binaenaleyh, Mâlik-i Hakikînin daire-i emrinden hariç o vücuda karıştığın zaman zarar vermiş olursun: ümitsizliği intaç eden hırs gibi..." Ümitsizliği intaç eden hırsı nasıl anlamalıyız?

  36. "Dünyanın âkıbeti ne olursa olsun, lezâizi terk etmek evlâdır. Çünkü, âkıbetin ya saadettir; saadet ise şu fâni lezâizin terkiyle olur. Veya şekavettir." cümlesini izah eder misiniz?

  37. "Eğer vücuduna itimad edersen, ademe düşersin. Çünkü ancak vücudun terkiyle vücut bulunabilir. Ve keza, vücuduna kıymet vermek fikrinde isen, o vücuttan senin elinde ancak bir nokta kalabilir." ifadelerini izah eder misiniz?

  38. "İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Merâyı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun, lisan-ı haliyle..." devamıyla izah eder misiniz?

  39. "Lezâizin zevaliyle vukua gelen hususî ve mukayyed ademlerden, adem-i mutlakın elîm elemleri her dakikada hissediliyor." Buradaki "hususi ve mukayyet ademler"den maksat nedir, cümleyi izah eder misiniz?

  40. "Kalbin umûr-u dünyeviye ile kasden iştigal etmek için yaratılmış olmadığı şöylece izah edilebilir: Görüyoruz ki; kalb hangi bir şeye el atarsa, bütün kuvvetiyle, şiddetiyle o şeye bağlanır. Büyük bir ihtimam ile eline alır,.." devamıyla izah eder misiniz?

  41. “Mezkûr âyetin tabaka-i avama ait safhasının arkasında şöyle bir safha da vardır ki: Nur-u Muhammediye´den (A.S.M.) yaratılan madde-i aciniyeden, seyyarat ile şemsin o nurun macun ve hamurundan infisal ettirilmesine işarettir.” cümlesini açıklar mısınız?

  42. "Kur'ân, semâdan nâzil olmuştur. Ve O’nun nüzûliyle semavî bir mâide ve bir sofra-i İlâhiye de nâzil olmuştur. Bu mâide, tabakât-ı beşerin iştiha ve istifadelerine göre ayrılmış safhaları hâvidir. O mâidenin sathında, yüzünde bulunan ilk safha tabaka-i avâma âittir..." devamıyla izah eder misiniz?

  43. Nefsin belâhet ve hamakatine bak ki, bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm tarafından terbiye edildiğini ve o Rabb-i Hakîmin memlûk ve masnûu olduğunu bildiğine ve bu temellük ve terbiyenin bütün efrad...

  44. "Kanaat ve itminan etmesi lâzımken,.." Burada iman denmeyip itminan denilmesinin hikmeti ne olabilir?

  45. Nefsin belahet ve hamakatine bak ki, bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm tarafından terbiye edildiğini ve o Rabb-i Hakîm'in memlûk ve masnuu olduğunu bildiğine ve bu temellük ve terbiyenin bütün efrad, enva...

  46. "Nefsin belâhet ve hamâkatine bak ki, bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm tarafından terbiye edildiğini ve o Rabb-i Hakîm'in memlûk ve masnûu olduğunu bildiğine..." devamıyla izah eder misiniz?

  47. "Bazan daire-i imkândan çıkar, en yüksek dairelere müdahaleye çalışır." cümlesindeki "daire-i imkandan çıkmayı" nasıl anlayabiliriz?

  48. "Aklın pek garip bir hali vardır. Öyle bir yed-i tûlâ sahibidir ki, bazan kâinatı ihata etmekle kucağına alıyor. Bazan daire-i imkândan çıkar, en yüksek dairelere müdahaleye çalışır. Bazan da bir katre suda boğulur." İzahı?

  49. Bazan da bir katre suda boğulur, bir zerre içinde yok olur, bir kılda kaybolur. Maahaza, hangi şeyde fena ve kaybolursa, bütün varlığı o şeye münhasır olduğunu bilir... Bu cümleleri izah eder misiniz?

  50. İnsandaki kuvvet Allah´ın kudretinin bir tecellisi olduğuna göre ve Allah´ın kudretinde azlık çokluk olmadığına göre insanın kuvveti neden azdır? Açıklar mısınız?

Yükleniyor...