Habbe

İçerikler


  1. "Ben tevhid meyveleriyle yüklü bir ağaç dalıyım. Tevhid incileriyle dolu bir denizin damlasıyım." ifadesi kime aittir, Habbe Risalesi'nin başında zikredilmesinin hikmeti ne olabilir?

  2. "Eğer pek güzel şaşaalı bir cennet bahçesi tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî onun andelîbi olur. " Peygamber Efendimizin cennet bülbülüne benzetilmesini açar mısınız?

  3. "Nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir." Burayı kâtip, kalem ve mürekkep ile izah eder misiniz?

  4. "O âlem-i kebir bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur." Efendimiz kâinatın yaratılmasının meyvesidir. Asıl meyve madem gelmiş ve gitmiştir; kâinatın devamına ne gerek var, insanlar neden yaratılmaya devam ediliyor?

  5. "Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitab nazarıyla bakılırsa, Nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. Eğer o âlem-i kebîr, bir şecere tahayyül edilirse, Nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur..." İzah eder misiniz?

  6. Alemler, Hz. Muhammed (asm)'in nurundan mı yaratıldı?

  7. "Hilkat şeceresinin semeresi insandır. Malûmdur ki, semere bütün eczânın en ekmeli ve kökten en uzağı olduğu için, bütün eczânın hâsiyetlerini, meziyetlerini hâvidir. Ve keza, hilkat-i âlemin ille-i gaiye hükmünde olan çekirdeği yine insandır." İzahı?

  8. "O yüksek saraya nâzır ve münâdi ve teşrifatçı olur." cümlesini izah eder misiniz?

  9. "Sonra, o şecerenin semeresi olan insandan bir tanesini şecere-i İslâmiyete çekirdek ittihaz etmiştir. Demek o çekirdek, âlem-i İslâmiyetin hem bânisidir, hem esasıdır hem güneşidir. Fakat o çekirdeğin çekirdeği kalbdir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  10. "Ve keza o kalbin öyle bir kabiliyeti vardır ki, bir harita veya bir fihriste gibi bütün âlemi temsil eder. Ve Vâhid-i Ehad'den başka merkezinde bir şeyi kabul etmiyor. Ebedî, sermedî bir bekadan maada bir şeye razı olmuyor." İzah?

  11. “Kalbin ihtiyacat saikasıyla âlemin enva’ıyla, eczasıyla pek çok alâkaları vardır. Esmâ-i hüsnanın bütün nurlarına ihtiyaçları vardır.” cümlesini açar mısınız?

  12. "Eğer o kalb çekirdeği böyle bir terbiye görmezse, kuru bir çekirdek kalarak nura inkılâp edinceye kadar ateş ile yanması lâzımdır." cümlesini izah eder misiniz?

  13. "Evet, aynada irtisam eden bir bahçe, hareket, tegayyür ve sair ahvalinde aynaya tâbi olduğu gibi, her şahsın âlemi de merkezi olan o şahsa tâbidir: Gölge ve misal gibi." Açıklar mısınız; "gölge ve misal" ne demektir?

  14. "Kalbin hâdimlerinden bulunan hayal, meselâ en zayıf, en kıymetsiz iken, hapiste ve zindanda kayıtlı olan sahibini bütün dünyada gezdirir, ferahlandırır..." cümlesini izah eder misiniz?

  15. "Ve keza o habbe-i kalb için, pek çok hizmetçi vardır ki, o hâdimler kalbin hayatıyla hayat bulup inbisat ederlerse, kocaman kâinat onlara tenezzüh ve seyrangâh olur." İzah eder misiniz?

  16. İnsanın çekirdeği olan kalb, ubudiyet ve ihlâs altında İslâmiyetle iska edilmekle imanla intibaha gelirse, nurânî, misâlî âlem-i emirden gelen emirle öyle bir şecere-i nurânî olarak yeşillenir ki, onun cismânî âlemine ruh olur. Bu cümleyi açıklar mısınız?

  17. Üstad kainatı ve tüm varlıkları eşsiz bir sanat eseri olarak görüyor; Risale-i Nur'un hayal ve (insanların ürettiği) sanat yaklaşımı nedir?

  18. “Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır.” Burayı izah eder misiniz?

  19. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Dünyada sana ait çok emirler vardır. Amma ne mâhiyetlerinden ve ne âkıbetlerinden haberin olmuyor..." devamıyla izah eder misiniz?

  20. "Otuz seneden beri iki tâğut ile mücadelem vardır. Biri insandadır, diğeri âlemdedir. Biri enedir, diğeri tabiattır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  21. "Binaenaleyh, Mâlik-i Hakikînin daire-i emrinden hariç o vücuda karıştığın zaman zarar vermiş olursun: ümitsizliği intaç eden hırs gibi..." Ümitsizliği intaç eden hırsı nasıl anlamalıyız?

  22. "Biri de belâ ve musibetlerdir. Bunlar zâildir, devamları yoktur. Zevalleri düşünülürse, zıtları zihne gelir, lezzet verir." İzah eder misiniz?

  23. "Dünyanın âkıbeti ne olursa olsun, lezâizi terk etmek evlâdır. Çünkü âkıbetin ya saadettir; saadet ise şu fâni lezâizin terkiyle olur. Veya şekavettir." ifadesini izah eder misiniz?

  24. "Eğer vücuduna itimad edersen, ademe düşersin. Çünkü ancak vücudun terkiyle vücut bulunabilir. Ve keza, vücuduna kıymet vermek fikrinde isen, o vücuttan senin elinde ancak bir nokta kalabilir." ifadelerini izah eder misiniz?

  25. "Lezzetleri terk etmek evladır." cümlesi ile "Şükür etmek için lezzetler takip edilebilir." cümlesini nasıl tevfik edebiliriz?

  26. "İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Merâyı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun, lisan-ı haliyle..."Devamıyla izah eder misiniz?

  27. "Kalbin umûr-u dünyeviye ile kasden iştigal etmek için yaratılmış olmadığı şöylece izah edilebilir: Görüyoruz ki; kalb hangi bir şeye el atarsa, bütün kuvvetiyle, şiddetiyle o şeye bağlanır. Büyük bir ihtimam ile eline alır..." İzah eder misiniz?

  28. "Lezâizin zevaliyle vukua gelen hususî ve mukayyed ademlerden, adem-i mutlakın elîm elemleri her dakikada hissediliyor." Buradaki "hususi ve mukayyet ademler"den maksat nedir, cümleyi izah eder misiniz?

  29. "Kur'ân, semâdan nâzil olmuştur. Ve O’nun nüzûliyle semavî bir mâide ve bir sofra-i İlâhiye de nâzil olmuştur. Bu mâide, tabakât-ı beşerin iştiha ve istifadelerine göre ayrılmış safhaları hâvidir. O mâidenin sathında, yüzünde bulunan..." Devamıyla izah?

  30. “Mezkûr âyetin tabaka-i avama ait safhasının arkasında şöyle bir safha da vardır ki: Nur-u Muhammediye'den (asm) yaratılan madde-i aciniyeden, seyyarat ile şemsin o nurun macun ve hamurundan infisal ettirilmesine işarettir.” cümlesini açıklar mısınız?

  31. "Kanaat ve itminan etmesi lâzımken..." Burada iman denmeyip itminan denilmesinin hikmeti ne olabilir?

  32. "Nefsin belâhet ve hamâkatine bak ki, bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm tarafından terbiye edildiğini ve o Rabb-i Hakîm'in memlûk ve masnûu olduğunu bildiğine..." Devamıyla izah eder misiniz?

  33. "Bir şeyin sânii, o şeyin içinde olursa, aralarında tam bir münasebet lâzımdır. Ve masnûatın adedince sânilerin çoğalması lâzımdır. Bu ise muhaldir." cümlelerini izah eder misiniz?

  34. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Aklın pek garip bir hali vardır. Öyle bir yed-i tûlâ sahibidir ki, bazen kâinatı ihata etmekle kucağına alıyor..." Devamıyla izah eder misiniz?

  35. "Nefis dâima ızdırablar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor. Hükm-ü Kadere râzı olmuyor..." Devamıyla izah eder misiniz?

  36. "Çünkü hamd, in’am şeceresini, nimet semeresinde gösterir..." cümlesini devamıyla birlikte açıklar mısınız?

  37. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Âfâkî malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâli olamıyor..." Devamıyla izah eder misiniz?

  38. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Eğer dünyanın veya vücudun mülkiyeti, zılliyeti sende ise, taahhüt, tahaffuz, korku külfetleriyle nimetlerden lezzet alamazsın, daima rahatsız olursun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  39. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Küre-i arzı bir köy şekline sokan şu medeniyet-i sefihe ile gaflet perdesi pek kalınlaşmıştır. Tâdili, büyük bir himmete muhtaçtır..." İzah eder misiniz?

  40. "Şükür, nimette in’âmı görmek demektir. İn’âmı görmek, nimetin zevalinden hasıl olan elemi def eder. Zira, nimet zâil olduğundan, Mün’im-i Hakikî onun yerini boş bırakmaz, misliyle doldurur ve teceddüdünden lezzet alırsın." İzah eder misiniz?

  41. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir zerre, kocaman şemsi tecelli ile, yani in’ikâs itibarıyla istiâb eder, içine alır. Fakat küçücük iki zerreyi bizzat, yani hacimleri itibarıyla içine alamaz..." devamıyla izah eder misiniz?

  42. "Cam, su, hava, âlem-i misal, ruh, akıl, hayal, zaman ve saire gibi, tecellî-i timsal akislere mahal ve mazhar olan çok şeyler vardır..." Bu i'lemi açar mısınız?

  43. "İki makamı karıştırma. Ve her iki nazarı birleştirme ki, hak ve istikamet mültebis olmasın..." Sübhanallah ile Elhamdülillah makamlarının karıştırılmaması ne demektir?

  44. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Sübhanallah ve Elhamdülillâh cümleleri Cenâb-ı Hakkı celâl ve cemâl sıfatlarıyla zımnen tavsif ediyorlar..." devamıyla izah eder misiniz?

  45. "Dünyanın ömrü kısa olup, süratle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor." cümlesini açıklar mısınız?

  46. "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır..." devamıyla izah eder misiniz?

  47. Üstad'ın dünya için kullandığı "Lezzeti nisbetinde elemi de vardır." cümlesini, "Allah sizin hakkınızda kolaylık ister zorluk istemez." gibi ayetlerle birlikte nasıl değerlendirebiliriz?

  48. "Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenîlere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derindir; doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz,.." cümlesini açıklar mısınız?

  49. "Gençliğimin en yüksek bir intibahı şahikasına çıktığımı sanıyordum. Şimdi anlıyorum ki o intibah intibah değilmiş." Cümlesini nasıl anlamalıyız, gençlik ile uyku arasındaki bağlantı nasıldır?

  50. "İ’lem eyyühe’l-aziz! 'Geceye benzeyen gençliğim zamanında gözlerim uyumuş idi. Ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım.' mealinde..." devamıyla izah eder misiniz?

  51. "Mâsiyetin mahiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır. Çünkü, o mâsiyete devam eden, ülfet peyda eder. Sonra ona âşık ve mübtela olur. Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir..." izah eder misiniz?

  52. "Yarı buçuk uykuda bulunan insanları nasıl ikaz edebilir?" cümlesini nasıl anlamalı, yarı buçuk uyku ne demektir?

  53. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın i’câz ve belâgatine dair Lemeat nâmındaki eserimde izah edilen bazı lem’aları dinleyeceksin..." buradaki ilk dokuz maddeyi açar mısınız?

  54. "Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın i’câz ve belâgatine dair Lemeat nâmındaki eserimde izah edilen bazı lem’aları dinleyeceksin..." buradaki son beş maddeyi açar mısınız?

  55. "Eşyada esas bekadır, adem değildir. Hattâ ademe gittiklerini zannettiğimiz kelimât, elfaz, tasavvurât gibi serîü’z-zeval olan bazı şeyler de ademe gitmiyorlar..." devamıyla izah eder misiniz?

  56. "Fıtrat-ı insaniyenin garib bir hali, gaflet zamanında letâif ile havassın hükümlerini, iltibas ile birbirine benzetir, tefrik edemez..." devamıyla izah eder misiniz?

  57. "Fıtrat-ı insaniyenin garip bir hali, gaflet zamanında letâifle havâssın hükümlerini, iltibasla birbirine benzetir, tefrik edemez." cümlesini, özellikle "letâif ve havâs" açısından izah eder misiniz?

  58. "Tasavvurat gibi serîüzzeval olan bazı şeyler de ademe gitmiyorlar. Ancak suretlerini ve vaziyetlerini değişerek, zevalden masun kalıp bazı yerlerde tahassun ile, adem-i mutlaka gitmezler." Tasavvurların Sevabı veya Günahı Var mı?

  59. Habbe Risalesi'nde, "Allah'ın izni ile icad var, Allah'ın emri ile idam var..." deniliyor. Hilkatte idam ve adem var mıdır?

  60. “Fen dedikleri hikmet-i cedide, bu sırra vâkıf olmuş ise de, vuzuhuyla vâkıf olamamıştır.” deniyor. Bu mevzu ile alakalı olarak bugünkü bilim tam olarak neyi biliyor neye de vakıf değil?

  61. "Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme!.." Burayı açar mısınız?

  62. "Eğer İmam-ı Rabbani Ahmed-i Farukî bugün Hindistan'da hayattadır diye ziyaretine bir davet vuku bulsa, bütün zahmetlere ve tehlikelere katlanarak ziyaretine gideceğim..." Ölüm bir rahmet ve sevdiklerimize dostlarımıza kavuşmak mıdır?

  63. "Her şey kaderle takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin..." cümlesini nasıl anlamalıyız, cüz-i iradenin müdahalesi yok gibi bir anlam çıkıyor gibi?..

  64. "Herşey kaderle takdir edilmiştir. Kısmetine râzı ol ki, rahat edesin." sözünden ne anlamamız gerekir? Bir arkadaşım, "Her şerrin başı rahata meyildir." diyor. Bu ifade tembelliğe sevketmez mi insanı?

  65. "Kabir, âlem-i âhirete açılmış bir kapıdır. Arka ciheti rahmettir, ön ciheti ise azaptır. Bütün dost ve sevgililer o kapının arka cihetinde duruyorlar... Dünya kazûratından temizlenmek üzere bir gusül lâzımdır." Bu ifadeleri izah eder misiniz?

  66. "Allah, Ganiyy-i Muğnîdir; herşeyin anahtarı Ondadır. Bir insan Allah’a hâlis bir abd olursa, Allah’ın mülkü olan kâinat, onun mülkü gibi olur." Bu ifadede geçen "Ganiyy" ve "Muğni" arasındaki farkını izah edebilir misiniz?

  67. "Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihi mahbubdur. Allah mûcid, vâcibü’l-vücûd olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu'diyetinde adem zulmetleri vardır." izah eder misiniz?

  68. "Allah, Kâmil-i Mutlak olduğundan, lizatihî mahbubdur." cümlesini izah eder misiniz?

  69. "Bir insan Allah’a hâlis bir abd olursa, Allah’ın mülkü olan kâinat, onun mülkü gibi olur." İzah eder misiniz?

  70. "İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber; bu üç mukaddes cümlenin faidelerini ve mahall-i istîmallerini dinle..." tesbih, hamd ve tekbir konularında bilgi verir misiniz?

  71. "İ'lem Eyyühel-Aziz! Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihî mahbubdur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  72. "İnsan seyyiâtıyla, Allah'a zarar vermiş olmuyor. Ancak nefsine zarar eder..." devamıyla izah eder misiniz?

  73. Yirmi Üçüncü Söz'de, mevcudatın merayayı sübhaniye olduğuna vurgu yapılıyor. Bu vurguyu, Mesnevi'deki vücut alemlerinin, elhamdülillah demesi ve adem alemlerinin sübhanallah demesiyle nasıl bağdaştırabiliriz?

  74. "Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun..." izah eder misiniz?

  75. "Binaenaleyh, neticeleri beraber mezkûr kıyaslar gibi veya delilleri beraber neticeler gibi okunması mümkündür." Bu cümleyi açıklar mısınız?

  76. "Cenab-ı Hakk'a malûm ve ma’ruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkûr olur... Amma Cenab-ı Hakk'a mevcud-u meçhul ünvanıyla bakılırsa, ma’rufiyet şuâları bir derece tebârüz eder." izah eder misiniz?

  77. "Cenab-ı Hakka malûm ve mâruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkûr olur. Çünkü, bu malûmiyet, örfî bir ülfet, taklidî bir sema'dır. Hakikati ilâm edecek bir ifade de değildir..." Bu paragrafı izah eder misiniz?

  78. "Cenab-ı Hakka malum ve maruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkur olur..." cümlesi ve devamındaki "taklidi bir Semadır," ibaresini açıklar mısınız?

  79. "İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Esmâ-i Hüsnânın her birisi, ötekileri icmâlen tazammun eder..." devamıyla izah eder misiniz?

  80. "Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!" cümlesini izah eder misiniz?

  81. Allah'ın bilinemezliğine karşı Üstad Hazretleri neler diyor; Risalelerden alıntılar yaparak açıklar mısınız?

  82. Cenab-ı Hakk'a suret giydirmek küfürdür diye biliyorum. Çünkü Cenab-ı Hak bizim bildiklerimizden münezzehtir. Ama ben Her Allah dediğimde bazı tarihi şahıslar aklımda canlanıyor. Risaleler ışığında değerlendirir misiniz?

  83. Cenâb-ı Hakka mevcud-u meçhul ünvanıyla bakılırsa, mârufiyet şuâları bir derece tebarüz eder.. Cümlesini izah eder misiniz?

  84. İ’lem Eyyühel-Aziz! Esma-i hüsnanın her birisi, ötekileri icmalen tazammun eder. (Ziyanın elvan-ı seb'ayı tazammun ettiği gibi). Ve keza her birisi ötekilere delil olduğu gibi, onların her birisine de netice olur...

Yükleniyor...