"Bir münafık, Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselamı bir gaflet vaktinde, kimse görmeden..." Buradaki gafletten kasıt nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem şu hadise gibi, Gazve-i Bedir’de bir münafık, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı bir gaflet vaktinde, kimse görmeden, tam arkasından kılıç kaldırıp vururken, birden Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bakmış. O titreyip, kılıç elinden yere düşmüş." (Mektubat, 19. Mektup, On Beşinci İşaret)

Risale-i Nur’da ve İslam literatüründe Peygamber Efendimiz (asm) için kullanılan gaflet ifadesi, bildiğimiz anlamda bir ihmal veya Allah’ı unutma hâli değildir.

Bu meseleyi şu iki kısa noktayla izah edebiliriz:

Beşeriyet Hâli: Peygamberimiz (asm) bir insandır. Yemek yer, uyur ve çevresiyle ilgilenir. Buradaki gaflet vakti, onun tamamen beşeri bir meşguliyet içinde olduğu, yani dış dünyadan gelebilecek bir tehlikeye karşı zahiren korunmasız göründüğü andır.

Hakiki Gaflet Değildir: Tasavvufi ve itikadi bir kaide olarak denilir ki: Peygamberlerin gözleri uyur ama kalpleri uyumaz. Dolayısıyla onun kalbi her an uyanıktır. Metindeki ifade, düşmanın onu "savunmasız yakaladığını sandığı" beşeriyetten kaynaklanan o dış görünüşü anlatır.

Özetle: Buradaki gaflet, peygamberlik makamına yakışmayan bir kusur değil; Cenab-ı Hakk’ın, mucizesini göstermek için yarattığı zahiri bir perdedir. O gaflet anı gibi görünen durumda bile Allah onu korumuş ve düşmanını titretmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 154
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

artiha

Namaz kılanın mübah amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmüne geçer. Buralarda teyakkuz haline gerek yok. Hayatın olağan akışı içinde her şey seyrinde devam ediyor. Onun harici, iman kasten kalpte bırakılır, küfür hevâ-i nefislerine yapışır onunla mülevves olurlar. İtikat ve akaid noktasında şuur gerekli belki fakat muamelat tefavüt ediyor yani farklı

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...