Block title
Block content

"Birinci âyette olan istiâre-i bedia o derece hararetlidir ki, buz gibi olan cümudu eritir. Ve bulut gibi zahir perdesini berk gibi yırtar." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Gökteki dağ gibi bulutlardan Allah, dolu taneleri indirir.” (Nur, 24/43)

 “Güneş de onlar için bir delildir ki, kendisine tâyin edilmiş bir yörüngede akıp gider.” (Yâsin, 36/38)

“وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَآءِ مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ  *  وَالشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا  Şu iki âyet gayet şâyân-ı dikkattirler. Zira zahire cümud, belâgatin hakkını cühud demektir. Zira birinci âyette olan istiâre-i bedia o derece hararetlidir ki, buz gibi olan cümudu eritir. Ve bulut gibi zahir perdesini berk gibi yırtar.”(1)

Bir ayetin zahirine saplanıp kalmak, edebi inceliklerini görmemek, ayete dair belagatin hakkını inkar etmek anlamına gelir. Ayrıca ayette görünen mecazı aynı hakikat olarak telakki etmek, inanç anlamında da ciddi sorunlara yol açar.

Mesela, “Allah arşa istiva etti.” ayetindeki istiva, yani "oturdu" kelimesini gerçek anlamı ile anlamak, Allah’a bir yer bir mekan vermek anlamına gelir ki bu küfre götüren bir yaklaşım olur. Bu sebeple ayetlerin mecazi ifadelerini mecazi incelikleri ile anlamak gerekiyor.

İstiare, bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka varlığının adıyla anma sanatıdır. 

Birinci ayetteki istiare-i bedia yani benzersiz ve eşsiz istiare, bulutların dağ ile ifade edilmesidir. Evet, çok defa bulut dağın elbisesini giydiği gibi, heykeliyle teşekkül etmekle beraber, dolu ve karın beyazıyla renklenip, rutubet ve soğuk ile şekil alır. Öyleyse, bulut ve dağ komşu, arkadaştırlar. Bu belagat, buz gibi soğuk ve gereksiz olan mecazı zahire yükleme soğukluğunu ısıtır ve eritir.

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale, Sekizinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...